ELİ’NİN KİTABI 1 “ZENCİLER, MÜSLÜMAN OLMAYIN!!..”

bookofeliart

Filmi “elin kitabı” diye çevireceklerine Tanrının Kitabı diye çevirmişler. Türkiyede bu isimle vizyona giriyor Eli’nin kitabı..

Eli demişler adama, reklamda B..ELİ..EVE diyebilmek için herhalde. Bu kadar ucuz bir film işte. Din sanki efsane belive, belive.. uuuuu diye diye inanılacak.

Denzel Washington seçimi ise zenciler düşünülerek alınmış belli ki. Çoğu müslüman oluyor, şuna bir dur diyelim. Peki neden Will Smith değil.. film tam bir “I am the Legend” filmi. Gelecek.. yok olmuş gitmiş herşey falan..

Herhalde MalcolmX’i oynayan Denzel Washington, sinema aleminde en azından Hüseyinsiz “Barack Obama” gibi olur. Ve mesaja mesaj katar da ondan. Wow, masa üstünde çok etkili bir matematik gibi duruyor. Girişte de zaten Filistin atkılı bir Denzel Washington var. Ama sonra yok oluyor o atkı, bir daha görünmüyor. Ama  işte herşey masa üstünde düşünmekle olmazmış olmuyor. Düşündüğünüz kabak gibi sırıtıyorsa hele..

Geçenlerde mesela Total film dergisinin seçtiği sinema tarihinin en iyi oyuncu performanslarında Denzel Washington MalcolmX’teki rolüyle 7. Sırada gösterilmişti bknz

Ne etseniz adam bununla hatırlanacak. Antonhy Quin gibi.. O da Hamza.. Çoğu kişi ihtida etti falan sanıyordu adamı, düşünün. En azından Denzel’de böyle bir durum olmadığı vurgulanmış oldu diyelim.

Ama doğru ya Will Smith de Muhammed Aliyi oynadıydı. Total’ın en iyi performanslarında o da var, 22. sırada. Filmin diğer başrol oyuncusu Garry Oldman da var bu arada listede. O da “Bex Bissel” adlı filmle 26. sırada. Neyse işte o olmamış da bu olmuş.

the-book-of-eli-movie-image-denzel-washington-1Gelelim filme, nihayet.. Yahu filmler o kadar film ötesi ki artık, herşey içiçe. Bir de açıkçası film oradan buradan alınma klişeler, vasat mı vasat bir hikaye ama işte de mesaj, işte de mesaj diyorsa böyle.. Beni en çok şaşırtan mesela hadi Denzel’i geçtik, yazarı ve yönetmeni –Hughes kardeşler- de zenci filmin..

Bak yine gelemedik, dönelim filme, evet.. Blade benzeri kılıç kullanan bir kahraman bir defa Eli. Postmodern, güneş gözlüklü, hırpani giyimli falan. Ortamımız, gelecek tabii kide.. Ve birşeyler olmuş belli. Kimseler yok ortalıkta heryer harabe, boş, viran.

Ama ne olduğunu filmin sonlarına doğru yarım ağızla falan söylüyor kahramanımız. Öyle ki merak diye bir şey de kalmamış artık, öylesine dinliyoruz biz de. Özdeşim olayı tam yani.. Görüntü ile vurgulama falan da yok, mesaja odaklanmamız isteniyor belli ki. Öyle şaşaayla falan kafamız karıştırılmıyor. Mesaj…

Ama dönelim yine başlara, filmin sonuna daha çook var. Kevin Costner’in Water World’ü tarzında, aynı zamanda Postacı’sı (o yılın en kötü filmi seçilmişti) gelecek.. herşey harabeye dönmüş, insan mumla aranır vaziyette böyle, bir ıssızlık, çaresizlik.. Ve çeteler kol geziyor tabii. Komik takaslar, para mara yok, hani Water World tarzı.. Ve dön dolaş bizim Yahşi Batıdaki gibi bir set kurmuşlar, kasaba.. Orada yavaş yavaş beliriyor hikayemiz. Bir çetemiz var yine oraya çöreklenmiş. Ya da şöyle diyelim burası bir tür merkez. Bar var, mar var. Ve çete lideri bir kitap arıyor fellik fellik. Çete lideri dediğimiz de şöyle aristokrat, aklı başında bir tip. Öyle diğerleri gibi fırlama değil. Adamlar milletten çaldıkları kitapları getiriyorlar. Yok, yok, o değil, o değil. Ne acaba?… Ve o kitap da bizim Denzel’de. Film işte bu.

Bu kitap ne olabilir sizce, meraklanıyoruz falan. Sonra bazı söylemlerden yavaş yavaş anlıyoruz ki İncil. Ama neden çete lideri onu istiyor, ne yapacak ki onu. Ve sıkı durun çete lideri şunun için arıyormuş kitabı; dünyayı yönetmek istiyormuş, kıytırık bir kasabayı değil. Bu arada dünya zaten hiç gösterilmiyor, ne haldedir falan filan oraları geçelim. Dünyayı yönetmek istiyormuş ve onun için de kitaptaki söylemlere ihtiyacı varmış. Olay bu.. Bu arada, 60 yaşlarında olduğu için de kitabı, kitabın gücünü falan biliyor. Denzel de 60 yaşlarında. Bu 60 yaşın da önemi şu, o yaşlarda insan hele hiç yok neredeyse bunlardan başka etrafta. 30 yıl önce dünya yanmış bitmiş mahvolmuş, güneş herşeyi yakmış eee?? –burada da adını vermeden 2012’ye oynuyorlar herhalde dediğim gibi herşey yarım ağızla verildiği için toparlaması da güç- Ve 60 yaşında olanlar sadece eski dünyayı biliyor. Adam da işte İncil’in gücünü oradan biliyor. Anladın mı?..

Bak, sen.. Günümüze ne gönderme be. Tarih tekerrür eder mantığına bakın sonra!..

Bu adam da Katolikliği sembolize ediyor herhalde (Gary Oldman) Çünkü sonlarda iyice göreceğiz ki film protestan.

Ama yoo başka bir şey. Nedir yahu?.. Artık ne yumurtlayacaklar diye izliyoruz, ne olacak diye değil.

Book_of_Eli_denzel_town-thumb-550x411-18499Bizim Denzel’in olayı da şu -İncil bir defa yakılmış, savaşlar olmuş ve bu kitap demişler savaşlara sebep oluyor, yakılmış. Eee?..  Bir tane İncil kalmış- bir ses duyor içinde şuraya bak falan, bakıyor molozların altında İncil. Yine bir ses duyuyor, batıya git diye ve o da gidiyor. Tabii buralar dediğim gibi hiç görüntüsüz yarım ağızla filmin sonuna doğru öyle söylenip geçiliyor Denzel Washington tarafından..

Olay olarak ise iki tane vuruşma, üç tane takas falan var koca filmde. Bizim Yahşi Batıda bile daha fazla silah patlıyor. Üstelik bu filmde öyle yüzbinlerce espiri falan da yok. Ya da var… Ama espiri olarak yapılmamış. Reklamına bakarak süper aksiyon falan sanmayın yani.. Eee gelmiş geçmiş en iyi ilk 150 performanstan iki kişi var filmde. Hatta ilk 30dan.. Olacak o kadar, parayı oraya harcamışlar belli ki.

Ve işte böyle olsa olsa kısa film yapılacak bir hikaye uzun film yapılmaya çalışılıp, bütçe de aksiyona şuna buna elvermeyince de yönetmenimiz başka arayışlara girmiş öte yandan. Filmin rengiyle oynamış mesela. Film baştan sona o fotoğrafçıların genelde kullandığı, sanatsal hava veren gri-kahverengimsi siyah beyaza yakın renk kıvamında. Adeta fotoğraf sergi sanat galerisi. Gökyüzü sonra her fırsatta gösteriliyor, geniş açıyla falan. Tabii Göklerin Krallığı vurgusu da yapılıyor bu şekilde. Kötü adam dünyayı ele geçirmeye çalışıyor ya İncille; o bakımdan..

Ve de asıl mesajlar filmin sonunda patlıyor. İncil’i kurtarıyor Denzel (Ama kitap olarak değil, aklında ezberlemiş, sürprizzz. Film boyunca da okuyup duruyordu, yaaa.) Ve okyanusa ulaşmış (batı, hani) orada bir müze var. Müzedeki akil adam insanlığı oradan yeniden başlatma projesi diyebileceğimiz bir faaliyet içerisinde. Şekspiri, Britanicası, Mozartı falan hazır etmiş ama işte İncil yok. İşte de İncil geliyor.

Hem de Kral James versiyonu. Kral James versiyonu mu?…

Sonra bu Kral James versiyonu lafı iki dakikada bir vurgulanıyor ve film bitiyor.

Ama durun bir saniye..Kral James versiyonu..

Burada bir parantez açalım artık, kim bu Kral James bir defa.

go

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

ELİ’NİN KİTABI 1 “ZENCİLER, MÜSLÜMAN OLMAYIN!!..”” için 2 yorum

  • 06/02/2010 tarihinde, saat 18:05
    Permalink

    filistin atkısını filmi dikkatli izlerseniz bir matara su karşılığında sattığını görebilirsiniz. 28.30 dk.

    Yanıtla
  • 06/02/2010 tarihinde, saat 23:07
    Permalink

    atkının bir şey karşılığında verilmiş olması değil mesele. o imajın başta verilip sonra hemen geçilmesi..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız