DÜNYA NİYETLER DÜNYASINA DÖNDÜ

Maalesef, hızdan ve şer güçlerin çeşitli şekillerdeki hakimiyetinden ve sinsiliğinden dolayı öylesine alacakaranlık bir dünya yaşanıyor ki, insanlar herşeye rahatlıkla “şüpheli, komplo” gibi yaklaşımlar besleyebiliyor ve “o niyetle uzak durdum” diyor oluyor bitiyor. Halbuki modaymış, sinemaymış, romanmış, oyunmuş, şarkıymış aleni cazibe gazlarını bağrına bağrına alıyor, o komplo değil, komple oluyor (!) Tesbitmiş, tefsirmiş, diriliş teorisiymiş.. Bunlar komplo kategorisinde..

-Uzak durduysak niyet halis burada, mevzu maslahat (!)

-Bünyeye bakıyoruz bünyeye, bünye kaldırmaz (!)

Ya komplo olabilir diyor ya da o kişiden şüphe etmese bile kolaylıkla “zamanı değil, şunu tetikler, buna engel olur” diyor vs aynı terane. Yahu hayat hakikat imtihanı. Hakikat ise elbette biraz zor kabul edilen bir şey zaten, bir de böyle insanlar kolaylıkla hakikatleri es geçebilirse orada ne hakikati hakim olacak?!.. Bir de böyle düşünmeli. Meşhur bir yazarın sürekli söylediği bir söz vardır; herkes “ameller niyetlere göredir” diye hadis var diyor, bir de “ameller sonuçlarına göredir” diye hadis var. Onu kimsenin söylediği yok. Tabii burada kendini kandırma niyeti ile asıl niyet bile farklı olabilir de -insan böylesine derin bir varlıktır- bu bakış açısı da düşünülesi.. Ama çeviren onu da çevirir tabii.

Hasılı evham bırakılmalı ve hakikatçilik davası güdülmeli. Ve tabii, “delil üzere hakikat” Ve bana öyle geliyor ki şeytanın tek derdi de bunu başlatmamak. Çünkü bir başlasa dünyayı fethetmemesi için fazla bir sebep yok. Malum iletişim çağındayız. Bu körlüklerden bunun dahi farkında değiliz.

Elbette bu iş için, en azından ilk etapta, yeterince nezih ve dolu sosyal medyaların da olması lazım. İmkanı olanların kulakları çınlasın. Fakat yeterli bahane değil.

hasanberk

1975 İstanbul doğumlu şair ve araştırmacı yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 5

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız