DİJİTAL DÜNYADA DEĞERLER EĞİTİMİ -I-

Geleneksel olarak her yıl düzenlenen IETC (International Educational Technology Conference-Uluslararası Eğitim Teknolojileri Konferansı) bu yıl İstanbul’da 25-27 Mayıs tarihlerinde yapılacak. Bu sempozyuma kabul edilen bildirimizi sizlerle paylaşıyoruz.

Göstergebilim’in kökleri ilk çağ felsefesine kadar dayandırılmakla beraber günümüzde yapılan tanımlamalardan yola çıkarsak; dil, metin, görünen nesne, semboller yani işitsel ve görsel göstergelerin hepsinin insan zihninde algılanıp kodlanmasını inceleyen bir bilim dalıdır. İncelediği alana ve metoda göre farklı tanımlarda yapılabilir.

Anlambilim, dilbilim, fonetik, mimarlık, sosyoloji, psikanaliz ve daha birçok bilim dalı ve disiplinin oluşturduğu disiplinler arası bir disiplindir. En çok tanınan temsilcileri Roland Barthes(1915- 1980), Umberto Eco (1932 ), İtalyan edebiyatçı ve bilim adamı Mihail Bahtin (d. 1895 – 1975) gibi isimlerdir.

Mimari, sanat ve iletişim alanlarında kullanılan göstergebilim, psikanalizin(zihinsel, geri plan anlam çözümü) dayanak noktalarından biridir. Göstergeler, kod çözme sürecinde, çözümlemeci tarafından belli bir mantık dizgesinde çözülür. Semioloji/ Semiyoloji olarak da adlandırılan göstergebilim sadece dilsel ve metinsel göstergeleri değil aynı zamanda görüntüye dayalı her şeyi inceler. Ele aldığı konu dinî bir sembol de olabilir yada dünyaca ünlü bir market veya lokanta zincirinin kullandığı renk ve logo da olabilir. Fakat çıkış noktası İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure(1857–1913) ve Amerikalı filozof Charles Sanders Pierce(1839-1914) gibi önemli isimlerin üzerinde durduğu dilsel göstergelerdir. Sonradan bu sürece popüler kültür çözümlemeleriyle öne çıkan Roland Barthes, göstergebilim’i göstergelerden anlamlı dizgelere taşıyan Algirdass-Julien Greimas, gösterge bilimi sinema alanında değerlendirerek sinemanın da bir dil olduğunu ispatlamaya çalışan Christian Metz gibi farklı alanlardan bir çok isim göstergebilimi daha farklı alanlara ve metotlara kaydırarak bu bilimin konularını zaman içerisinde daha da zenginleştirmişlerdir.

Tüm bu çalışmalara bakıldığı zaman göstergebilimi incelediği dilsel ve dilsel olmayan göstergelere göre Metin Göstergebilimi ve Görsel-İşitsel Göstergebilim olarak iki alana ayırmak mümkündür.

Bizim ilgilendiğimiz alan ise formel ve informel anlamda eğitim dünyasına yönelik görsel-işitsel ait çalışmalar olacaktır. Fakat unutulmaması gereken en önemli husus; göstergebilim bir bilim dalı olarak gelişimini devam ettirmektedir ve kuramcılarının kendilerine özgü kurallarıyla göstergelerin çözümlenmesi yapılmaktadır. Biz burada göstergebilimde yer alan görüntü çözümlemelerine ait düşüncelerden (genelde düşünce ama bazen de metot diyebiliyoruz çünkü şu ana kadar sistemleşmiş bir yapısı yok göstergebilimin) faydalanarak bu imaj çağında özellikle değerler eğitiminde kullanılabilecek başta görüntü ve ses gibi materyallerde dikkat edilmesi gereken hususlara teknik alt yapı ve metotlara da değinerek eğitim teknolojilerinde yaşanabilecek fırsatlara ve sakıncalara dikkat çekeceğiz.

Dijital dünyadan kastımız sinema gibi 35 mm pelikülle çekilmiş ve laboratuarlarda kimyasal işlemler sonucu ortaya çıkmış filmlerde dahil olmak üzere neticede dijital ortamda yani TV, DVD ya da internette bizlere sunulan her türlü materyalin bulunduğu dünyayı kastediyoruz. Cep telefonlarından ev sinema sistemlerine kadar hayatın vazgeçilmezleri arasına giren bu araçlardan artık uzak durmak okul ve hayat arasındaki bağların kopmasına razı olmak anlamına gelmektedir. İşte bu yüzden eğitim teknolojileri her geçen gün yenilenen bu iletişim mecralarını kullanarak eğitimin amaçlarına hizmet edecek hedefe daha çabuk ve daha sağlıklı ulaştırabilecek en rantabl ortamları sunmayı amaçlamaktadır.

Değerler eğitimi ise eğitim dünyamızın vazgeçilmez kavramları arasına girmiş bulunmaktadır. Özellikle 2004’den sonra MEB tarafından açıklanan İlköğretim Sosyal Bilgiler gibi farklı derslere ait öğretim programlarında değerler kavramına doğrudan yer verilmiştir. Modern dünyanın ve eğitim anlayışının temel ideolojilerinden birisi olan ahlaki ve dini değerleri ikinci planda tutarak sadece başarı ve ilerleme argümanına yer veren düşünce sistemi çökmüş (ESMER, 1998) ve ve bu alanda ki zafiyeti gidermek üzere sayısal bilimlerde dahil olmak üzere her alanda yeni arayışlara başlanmıştır (ÇENGEL, 2011)

Değer nedir sorusunun farklı kültürlere ve ideolojik tutumlara göre tanımlamaları yapılmaktadır. Özellikle nüfusunun çoğunluğu bizim gibi Müslüman olan ülkelerde değer kavramının tanımı ve kapsadığı alanı tayin eden en önemli unsur İslam dinidir. Fakat sadece din kaynaklı değil evrensel anlamda da değerlerde vardır ve tüm insanlık yalan, cinayet, fuhuş ve hırsızlık gibi konuları değerlendirirken aynı bakış açısıyla bu tip davranışlara olumsuz değerler olarak bakmaktadır.

Değer konusunun MEB Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi dersi müfredatına “Değerler ve Aile” başlığı altında konulmasına vesile olan Prof. Dr. A.Nedim SERİNSU’nun konuk olduğu bizimde yapımcı ve yönetmenliğini yaptığımız “Değerler ve Aile-1” adlı din dersi programında yapılan tanımla yola çıkacak olursak; “Değer; İnsan davranışlarının yol göstericisi bir inanç veya bir şeyin arzu edilebilir iyi veya edilemez, kötü olduğu hakkındaki inançtır.” (MEB DİN dersi TV programı,2011)

Aslında bu tanım değerler konusunda çalışma yapanların sıkça rastladığı bir tanım olup Türkiye’de değerler ile ilgili en eski ve kapsamlı çalışmaları yapan Prof. Dr. Erol Güngör’e aittir. Davranışlarımıza yol gösteren, rehberlik eden inançlar ve kurallar bütünü olan değer sözlük anlamıyla “değer, bir şeyin önemini belirlemeye yarayan ölçü, bir şeyin değdiği karşılık” eğitime bakan yönüyle de “Bir varlığın ruhsal, toplumsal, ahlaksal ya da güzellik yönünden taşıdığı düşünülen yüksek ya da yararlı nitelik.” olarak tanımlanmıştır. (SÖZLÜK TDK, 2005)

(Devam edecek)

DİJİTAL DÜNYADA DEĞERLER EĞİTİMİ -II- İÇİN TIKLAYINIZ

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

DİJİTAL DÜNYADA DEĞERLER EĞİTİMİ -I-” için bir yorum

  • 05/04/2011 tarihinde, saat 19:05
    Permalink

    ibrahim kardeşim yazılarınız çok güzel bilgilerinizden istifade ediyoruz

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 9

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız