DEVRAN DÖNER HIRSIZ TÖVBEKAR OLUR MU?

DİN İSTİMARCISI, RÜŞVETÇİ, YOLSUZ, KABA, POPÜLİST

Yanlış anlamayın, CHP’liler tüm bu sıfatları şimdilerde Başbakan Erdoğan için kullanıyor olsa da bundan 9-10 sene öncesinde bu sıfatlarla Mustafa Sarıgül’ü nitelendiriyorlardı.

Bu sıfatlar O’na aitti.

Din istismarcısı, rüşvetçi, yolsuz, kaba, popülist.

Sene 2004. Kürsüde o zamanın ana muhalefet partisi lideri Deniz Baykal. Tıpkı aynı partinin bugünkü lideri gibi, elinde bir dosya bağırıyor; “Rüşvet Rüşvet Rüşvet.” Baykal sözlerini tüm salonun ayakta alkışladığı şu cümleyle tamamlıyor;

‘CHP’de yönetimler gelir geçer, ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal’in koltuğunda yolsuzlukların hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır.’

O gün Baykal’ın elinde dosyasını salladığı, rüşvetçi, yolsuz olarak nitelendirdiği kişi Mustafa Sarıgül’dü.

Baykal’ın o günkü konuşmasını aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=275541

O zamanlarda Baykal’a muhalif isimler yeni bir lider arayışındaydı. Bir kısım Sarıgül ismini gündeme getirince muhalifler bölündü. Sarıgül’ün ismini temiz bulmayan muhalifler Nurettin Sözen, Hakkı Akalın ve Mustafa Sayar, Sarıgül’ün destekçilerine şu sözlerle hitap etmişlerdi;

‘Siyasal geleceklerini kurtarabilmek için oradan buraya savrulanlar, ilkesizliklerinin bedelini er veya geç ödeyeceklerdir.’

Aynı isimler ılımlı islam solcusu olarak nitelendirdikleri Sarıgül’ün din istismarcısı olduğunu da not düşmüştü.

O haber de aşağıdaki linkte:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=276053

O günlerde Hürriyet’in etkili ve güçlü yazarları da Sarıgül’ün din istismarcısı olduğunu kabul ediyorlardı.

Oktay Ekşi’nin 24 Kasım 2004 tarihli yazısından alıntı yapalım;

‘Bizim kanaatimize göre Sarıgül’ün söylemleri (özellikle ilk Mayıs-Ağustos 2004 arasındaki konuşmaları) popülizm uğruna CHP’nin kabul edemeyeceği kadar din unsuru içermektedir. Sarıgül dini değerleri politika malzemesi yaptığı için ve yaptığı ölçüde tehlikelidir. Hemen belirtelim ki bu yoldan iktidara gelmek ülkeye yarar getirseydi, İsmet Paşa yeleğinin sol cebinden bin tane Sarıgül çıkarırdı.’

Bütün bu suçlamalar, o dönem genel başkanlık seçimi sürecinde yapılmıştı. Genel başkanlık yarışıysa çok daha büyük olaylara sahne oldu.

Bugünlerde ağzından barış mesajları eksik olmayan, adeta çevresine gül dağıtan Sarıgül, o zamanlar çok agresifti. Sarıgül taraftarları CHP kurultayını birbirine kattı, kurultay başkanı bile tokatlandı.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=292655

Ancak hepsinden öte Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in başına gelenlerdi. Sarıgül iki yumruk attığı Erzen’i hastanelik etti.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=292523

Kurultay sonrasında Sarıgül oy birliğiyle partiden ihraç edildi.

Seneler sonra CHP’nin bugünkü genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yolsuzluk dosyalarının önünde poz verdi. O dosyaların tamamı AKP’li isimlere aitti. Bir tanesi hariç. AKP’li olmayıp da CHP’de yolsuzluk dosyası bulunan tek isim Mustafa Sarıgül’dü.

Sarıgül’ün adaylığı sonrasında o fotoğraf özellikle sosyal medyada dolaşsa da televizyonlarda ilk ekrana gelişi başbakanın konuşması sırasında oldu. Sarıgül’ün yolsuzluk dosyasıyla poz veren Kılıçdaroğlu’na seslenen Erdoğan, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demeye getirdi.

işte o fotoğraf;

http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/sarigul_7111.jpg

Kılıçdaroğlu’ysa bugün o fotoğraf hakkında ilginç bir savunma yaptı. Sarıgül hakkındaki dosyanın genel başkanlık yarışı sebebiyle açıldığını söyledi.

“Olay 2004′te. Parti içinde bir tartışma var, genel başkanlık yarışı var. Şikayetler kavgalar var. Bunlar olur. Şimdi yok. Bitirdik onu kavga dönemi bitti”

Yani demek istedi ki, aslında yolsuzluk yok, genel başkanlık yarışında olur böyle şeyler.

Şimdi soralım;

1- Genel başkanlık yarışı için bile olmayan yolsuzlukları dosya haline getiren, iddialarda bulunan, hatta ihraç eden bir partinin, bugün başbakanlık yarışı için gösterdiği belgelere, raporlara, yolsuzluk iddialarına nasıl inanalım?

2- Önünde poz verdiğin o klasörlerden Mustafa Sarıgül’e ait olan tamamen boşsa, uydurma şeylerle doluysa, diğer klasörlerdekilerin gerçek olduğunu nereden bilelim?

3- Partiniz gerçekten yolsuzlukların üzerine giden bir parti mi yoksa klasörlerle, belgelerle vs ile sadece şov mu yapıyorsunuz?

4- Partinizdeki hem Baykalcı hem Baykal muhaliflerinin “din istismarcısı” olarak nitelendirdiği bir kişiyi aday yapıyorsanız, Erdoğan ve partisini din istismarıyla nasıl suçlayacaksınız?

5- Partinizin kongresini bile birbirine katan Sarıgülcülerin İstanbul yarışını gayet demokrat bir biçimde sürdürebileceğine gerçekten inanıyor musunuz?

6- Partinizin bir belediye başkanına kurultayda 2 yumruk atan, fiili saldırıda bulunan bir kişiyi İstanbul’a aday yapmışken, Erdoğan’ın sert söyleminden, otoriterliğinden nasıl şikayet edeceksiniz?

Muzaffer Serdengeçti
Araştırmacı-Yazar


Bu yazı Makale-Güncel kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
= 3 + 5