Download Instagram Photos

DERSİMİZ BİR GÜN- Gazetecilikte Hedef Saptırma

Bir Gün gazetesi, eski Talim-Terbiye çalışanlarından yazar Ünal ÖZMEN’in hazırladığı dosyayı sürmanşetle duyurmuş geçen gün; “Dersimiz Said-i Nursi”.

Bizim tabiri caizse başrolde olduğumuz sözkonusu yazı, “Said Nursi’nin öğretileri okullardaki derslerde kullanılmaya başlandı” gibi genel bir ifade ile başlıyor ve benim (İbrahim Demirkan) sinemayla filmle alakası olmayan sade bir İlahiyat mezunu olarak Eğitekte bu film işlerini götürdüğüm iddiasıyla noktalanıyor. Önceki yazımızda (Rafet Küçük’ün yazısı) bu konulara genel olarak değinilmiş ve bir cevap verilmişti. Şimdi ben de ayrıntılı bir cevap vereceğim.

Lakin önce bir bakalım kimmiş bu Ünal ÖZMEN, niye bizi bu kadar karalamaya çalışmış, şahsi bir mesele mi?.. Talim Terbiye kurulunda ders kitapları inceleme, değerlendirme ve ihtisas komisyonları başkanlığı yaptığı zamanlar bizi eleştirdiği “din dersi konusunda” neler yapmış, kim “ideolojikmiş” bir bakalım.

Biraz araştırdık, sözkonusu yazıyı kaleme alan şahıs Ünal ÖZMEN, Talim Terbiyede özellikle kitap inceleme işleri başta olmak üzere 1998’den 2003’e kadar yükselerek gitmiş ta ki Ak Parti iktidara gelinceye kadar..Ve ne tesadüf ki, ben de şahsen o yıllarda Kırıkkalede Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniydim. Ve Talim Terbiyenin seçtiği ve tavsiye ettiği akla ziyan kitapları büyük bir şaşkınlıkla öğrencilere mecburen okutuyorduk, yeri gelmişken. Örneğin 7. ve 8. sınıf Din dersi kitaplarında (Bilim Kültür Ltd Şrkt.ne ait) Aziz NESİN ve Cemil SENA’dan okuma parçaları vardı. Yanlış duymadınız Din dersi kitabında Aziz NESİN ve ateist mi deist mi olduğu tartışılan Cemil SENA’nın okuma parçaları. Bu da ne böyle diyen olmamış çıkmıştı bunlar yani, o zatın idarede olduğu zamanlar.. Sonuçta Din dersi bu, Türkçe değil, Edebiyat değil dikkatinizi çekerim. Aziz NESİN, Cemil SENA sırıtmıyor mu hiç..

Ama din konusunda kafa yormuş çileli ömründe muhteşem eserler ortaya koymuş bir din aliminin ilminden Din dersinde bile faydalanılmayacak. Ne büyük suç!..

Yahu dersin adı Din Kültürü sonuçta Materyalizm değil. Haa materyalizm maddesi işlenirken bunlara da yer verilebilir ama ana konu elbette İslam, Din adamları falan olacak işin doğası gereği.

Gelelim asıl meseleye.

Benim çektiğim Lise-9 dersinde Bediüzzamanın hangi sözleri hangi videoda yer alıyor haberi yapan kişi biliyor mu? Bilemez çünkü risale-i nuru okuyup programları izlemesi lazım ki sonra görebilsin. Ben bu konuda kendisine yardımcı olayım. Programlarda bir çok tanımlar, ayetler, hadisler v.s var ama öğrencinin dersi en kolay şekilde algılamasını sağlayacak ve bu sayede dini en güzel şekilde kavramasını sağlayacak bir metotla yaptık o programı. Hani haberi görende sabah- akşam programda Bediüzzamandan bahsediliyor filan zanneder. Halbuki toplasanız 10 programdaki 50 tanımdan sadece 10 tanesi Bediüzzamana aittir.

Örneğin Bediüzzamana ait ibadetin tanımı var yine haberde de bahsedilen peygamberin peygamberliğini ispat eden bir örneği var. Bu tanımlarda da hiç anormal bir şey yok. Tüm tanımların altında tanımın sahibinin adını program formatı gereği yazmadığımız gibi reklam olmasın diye de Bediüzzamana ait tanımlarda onunda adı yazmıyor. Çünkü önemli olan hakikat orada, konunun iyi anlaşılması. İzleyen görür.

Tabii gazetenin haberinden kasıt Bediüzzamanın o sözleri değil de rejim düşmanı olması, bir Cumhuriyet karşıtının ne işi var milli eğitimde demesi ise Bediüzzamana mahkemelerin cumhuriyetçi değilmişsin soruları karşısında verdiği cevaplar ortadadır. İsteyen Şualar kitabında 12. Şuada mahkemenin sorduğu Cumhuriyetçimisin sorusuna verdiği cevaba bakabilir. Kaldı ki Nazım Hikmet gibi Atatürk’e de rejime de muhalif bir şairin şiirlerine yer veriyorsan ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’nı 100 temel eserde tavsiye ediyorsan izin ver de kardeşim dinde çığır açmış kelam ilmine yenilik getirmiş Bediüzzaman da yok sayılmasın. Kaldı ki Bir Gün gazetesinin de bu sistemden memnun olmadığını ve yakın zamanda gündeme gelen Dersim katliamlarını mesela savunmadığını, eleştirdiğini görüyoruz.

Bir de haber öyle bir veriliyor ki sözde ben ‘fark ettirmeden’ verdik demişim. Yani bir defa habere kaynaklık eden video aylardır İstanbul İlim ve Kültür vakfı ile Tercümanı Ahvalde yayında. Gizli iş yapan insan bu videoyu alenen yayınlar mı? Ne farkettirmemesi biz farketmenizi istediğimiz için yayınladık zaten. Dost meclisinde olduğuma güvenmişim de falan filan.. Doğru ben salağım konuşurken ordaki kamerayı görmedim ve bu video yayınlandığı günden itibarende hiç haberim olmadı.

“MEB görevlisi, itiraflarını ve görüşlerini” demiş. Videodan haber çıkartanlar karakolda filan konuştuğumu zannediyorlar herhalde ya da kafadan mahkum ettikleri o kadar belli ki ne dersen de biz hakim sen mahkumsun durumu yani?

Haberdeki ‘Senaryolar cemaate yazdırılıyor’ alt başlığı ise tamamen iftira. Başlığı gören senaryolar ısmarlanmış-cemaatler de yazmış zanneder. Halbuki tam tersi konuşmayı dinleyenler görecek ki İslami hassasiyeti olanlar yazmıyor bu işlere girmiyor diyorum hatta bunun yeri cemaatler değil film şirketi olarak düşünebilirsiniz ama çalışılırsa bu camiadan (yani dindar insanları kastediyorum) insanlar da senaryo yazabilir dediğim halde haberi hazırlayan sözlerimi çarpıtmış tam tersi olmayan bir şeyi olmuş gibi vermiş.

Haberde özellikle Bir Gün gazetesinin ilahiyatçılara bakış açısını veren şu bölüm de çok ilginç aynen alıntılıyorum “Teşkilat yasasında yapılan son değişiklikle adına “Yenilik” eklenen Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün, ancak iletişim alanında akademik eğitim almış bir uzmanın gerçekleştirebileceği bu çalışmaları ilahiyat mezunu bir din dersi öğretmeni ile yapmaya çalışması ise ayrıca düşünülmesi gereken konulardan biri…”

Ne kadar doğru ifadeler………

Din kültürünü kim hazırlayacak ‘ancak iletişim alanında akademik eğitim almış bir uzman’ Kim mesela?… Örneğin yukarıda örneğini verdiğimiz Din dersi kitaplarını hazırlayanlar ve okullarda okutulması için okeyleyenler ya da o tipte kişiler mi?.. Ünal ÖZMEN de herhalde o kitapları görmüştür çünkü kendi çalıştığı dönemde okey almıştı bu kitaplar..

İşte o kitapların içinde Aziz Nesin olacak.. ya da hemen başka bir örnek vereyim 8. Sınıf kitabında ‘Kültürümüz ve Din’ konusunda İslamda başörtüsü yoktur, örtünme emri yoktur, Noel kutlanabilir dinen sakınca yoktur diye herzeler çocuklara din diye yutturulacak sonra da Din dersinin videosunu bir ilahiyatçının yapmasını içinize sindiremeyeceksiniz. Üstelik “bu ilahiyatçı” sinema-senaryo alanındaki yetkinliliği çeşitli çevrelerce takdir edilmiş birisi olduğu halde. Ve üstelik….. bile bile “böyle değilmiş gibi” lanse edeceksiniz. Çünkü söz konusu haberin kaynağı olan o videoyu izleyenler sinemayla alakamızı rahatlıkla görebilir. O ise bunu gördüğü halde tersini söylüyor haberde ve videoyu da kaynak olarak açıkça zikretmiyor tabii. Bu nasıl iş…

Bir Gün gazetesi sağolsun CV’mizi hazırlamış ama ‘televizyon bölümünde üç yıl önce göreve başlamış’ bilgisi yanlış. Altı yıl önce başladım göreve. Maddi hatanın da ucu bucağı yok, bırakalım yorumu ideolojiyi. Maddi hatalar..

Bu haberde bahsedilen MEB’in sitesindeki Lise 9’a ait Din dersi videolarını izlemek üzere MEB’in resmi sitesine herkesi davet ediyorum. Videoları izledikten sonra lütfen Bir Gün gazetesinin ‘Dersimiz Said Nursi’ haberini bir daha okuyun. Anlatılan İslam dini mi yoksa haberde denildiği gibi ‘Sünni İslam gruplardan Nur cemaatinin manifestosu olarak bilinen dini görüşler’i mi siz karar verin.

Son bir not: Din dersi olsun diğer dersler de olsun dünya ve ülkemizin tarihinde yer almış her fikirden bahsedilmeli. Tek seslilik hakikatin en büyük düşmanıdır. Sol kalemlerin korkusu da nedense İslamcıların herkesi susturup birkaç alimin görüşüyle toplumu boğacağı şeklindedir. Halbuki biz fikirlerimizden o kadar eminiz ki kendi özgüvenimiz yüksek olmasa bu düşüncelerimizi seslendirmezdik. Böyle bir derdimiz yok. Ünal beyde bu korkudan dolayı harekete geçmişse boşa korkuyor derim. Ünal beyin haberinde bahsettiği Alevilik meselesi gibi temel ve önemli konulara zaten hükümet el attı inşallah bu eğitim sayesinde insanların birbirlerine karşı olan dışlayıcı tavırları bitecektir. Alevi İslamı Sünni İslam kategorisini yapanlar olabilir ama Kuranı okuyup İslam tarihini bilenler Sünniler dahil Hz. Alinin bütün davalarında haklı olduğunu söyler. Hele ki Bediüzzamanın üstadım diyerek sevgisini belirttiği Hz. Aliye olan muhabbeti yazdığı Keramet-i Aleviye risalesi ile zirveye ulaşmış ve sünni-alevi toplumların kaynaşmasında çok büyük katkısı olmuştur.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

DERSİMİZ BİR GÜN- Gazetecilikte Hedef Saptırma” için 10 yorum

  • 05/12/2011 tarihinde, saat 09:24
    Permalink

    Merhum Said-Kürdi(Nursi), yaşamı boyunca haksızlıklara muhalefet etmiş İslami bir Kürt aydınıdır.Kendisine sunulan her türlü dünyevi menfaatleri,elinin tersiyle geri itmiştir.Hakkın rahmetine nail olduğunda,üzerinden dünyalık olarak bir kamış sepet içersinde, iç çamaşırı ve bir giydiği kaftanı il 7.7 lira para çıktı!
    Peki,Bediüzzaman’ın izinden gittiklerini iddia ettikleri PENSİLVANYA MEHDİSİ Fetullah Gülen ve Cemaatı,Üstadın Kürt kimliğini görmezden gelip çaevirilerden bu kelimeyi kaldırıyorlar!Bediüzzaman,sunulan dünualıkları elinin tersiyle itip muhalefet yaparken,Fetullahçılar da başta 12 Eylül Askeri darbesi olmak üzere zulümkar yönetimlerle uyum içinde olarak mekii-makam ve ticari menfaat peşinde koştular! Pensilvanya Mehdisi Fetullah Gülen ve Cemaatı bu şekildemi Said-i Kürdi’nin izinden yürüyorlar? Yine, Üstad Said-i Kürd-i, normal evler de kalırken holdingçi Pensilvanya Mehdisi Fetullah Gülen de, Pensilvanya da 130 dönümlük bir çiftlikte sekiz villadan oluşan bir komplekste kalıyor! Nur talebeliği bu şekilde mi yapılıyor?

    Yanıtla
  • 05/12/2011 tarihinde, saat 09:25
    Permalink

    Biz yapmak istediklerimizi neryee kadar resmi ,nereye kadar özerk halde bütün hali ile savunmalı ve özgürlük alanı belirlemeliyiz……

    Yanıtla
  • 05/12/2011 tarihinde, saat 18:01
    Permalink

    Bediüzzamanı Şeyh Said’le karıştırmak. Fahiş bir hata!

    Yanıtla
  • 05/12/2011 tarihinde, saat 18:02
    Permalink

    stad hazretleri PKKlıları sevmezdi çünkü onların İslam gibi bir davası yok ha sahip çıkıyorlarsa onun eserlerini okuyan elinde silah insan öldürmez yada masum insanları bombayla uçurmaz. bakın egitim-sen kutlu doğum haftasının iptali için Danıştaya başvurdu. egitim sen sivil cuma namazlarında ve güneydoğuda etkin ve PKK’nın sendikal örgütü diye bilinir.Onların çapı bu ha devletin bölünmezliği bayragın değişmesi gibi şeylere gelince üstad hapiste Türk bayrağını astırıp en çok benim hakkım demiş birisi ama bunu türk milliyetçiliği için v.s değil milli mücadeleyi Atatürke muhalif insanlarla hep beraber yaptıkları için yapmış. Bu bayrak bizim de hakkımız diye.Bu konuda konuşulacak şey çok.Burası yetmez elbette .

    Yanıtla
  • 05/12/2011 tarihinde, saat 18:12
    Permalink

    o ehl-i dalalet maddeci solcular onu elbette anlamazlar ama üstadı anlayan ecnebilere sorsunlsr onlardan tanıyamadıkları bediuzzamanı öğrensinler YABANCILAR GÖZÜ İLE BEDİUZZAMAN kitabını okusunlar pakistan cumhurbaşkanı ”üstadım sizi pakistana götüreyim,,hayır bana hizmet bu mübarek vatanda gösterildi.üstadım siz niçin rum peynirciden peynir aldınız ?gidin ona sorun ey peynirci üstad niye sizi seçti”o atinada yaşasaydı altından ev yaparlar atlas halılara bastırılardı ” niye?okuyunda görün

    Yanıtla
  • 05/12/2011 tarihinde, saat 18:16
    Permalink

    böylelerinin işi gücü yok müslümana dine savaş açmaktan başka ibrahim hocam doğru bildiğiniz yoldan şaşmayın ALLAH müslümanların inananların yardımcısı olsun her zaman yanınızdayız ALLAHA emanet olun selametle

    Yanıtla
  • 06/12/2011 tarihinde, saat 00:52
    Permalink

    Değerli Yönetmenimiz doğru bildiğiniz yoldan şaşmayın çünkü siz doğru yoldasınız. Bugün Said Nursinin öğretileri dedikleri eserler dünyanın 55 diline çevrilmiş ve ekmke, su gibi kapış kapış alınmaktadır. Peki sorun ney sorun şu bazı kişilerin teorleri çöküyorya mesel bu. Üstadı eleştireceklerine önce bir kere küllüyatını okusunlar, okuduktan sonra gelsinler onlarda anlayacak yaptıkları haksızlıkları. Bu memlekette Risale-i Nurun karşınında duran bir teori bir akım gösterin yok çünkü hepsi Said Nursinin söylediklerini hak olduğunu görmektedirler. Bence olay şurda bitmiş Üstadan alınmış olan ” Binayı yapan binayamı benzer.” örneğidir. Başka hacet yok üstadın dediği gibi tutuncaka dalları kalmadı bütün şeyin özeti.

    Yanıtla
  • 06/12/2011 tarihinde, saat 18:44
    Permalink

    BirGün bir utanç vesilesidir, antislamic bir yayındır, zaten okuyanı dahi yok, öyle zavallılar

    Yanıtla
  • 07/12/2011 tarihinde, saat 23:32
    Permalink

    teşekkür ediyoruz efendim bu aydınlatma için.

    Yanıtla
  • 07/12/2011 tarihinde, saat 23:33
    Permalink

    Kendi felsefelerine ihanet ediyor bence sosyalistler, nasıl mı hem devrim için herkesin gönlünü kazamnaya çalışıyorlar, hem de halkın değerlerini dışlayıcı yayınlar yapıyorlar, anlamak güç doğrusu !

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 5

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız