DEMOKRASİ DAVASI

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Firavun halkına çağrıda bulunarak dedi ki: “Ey kavmim! Mısır saltanatı ve akıp duran şu ırmaklar benim değil mi, görmüyor musunuz?

Ya da ben şu zavallı, neredeyse söz anlatamayacak durumda olan kişiden daha iyi değil miyim?

Ona altın bilezikler verilmeli veya yanında ona yardım edecek melekler gelmeli değil miydi?

Böylelikle kendi kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdi.” (Zuhruf 51-54)

…………..

Ayetlerde firavunun halkına bir takım bahaneler sıralayıp bunları kabul ettirmesi –onları ahmak yerine koyması- sözkonusu. Bu da bir fasıklık alameti olarak vurgulanıyor toplum açısından.

İnsanlara ise normal bir şeymiş gibi geliyor belki, yönetici halkı uyutur, halk da kanar/kanmak zorundadır, bu böyledir. Öte yandan ise İslamın yönetimle idareyle falan bir alakası yoktur sanılıyor. Firavunluk ve fasıklık az şey mi?

……….

İslam alimleri, ilk dönemlerde yaşanan fitne olaylarından sebep olsa gerek hep maslahatı öne alan “zalim sultana isyan edilmez” tarzı fetvalar vermiş ve bu iş gitgide “zalim sultana itaat edilir” şeklinde dönmüştür reelde.

Nitekim son asırda “demokrasi” diye bir şey çıkınca ve batı tarafından dayatılınca pek hoş karşılanmamış ve dava edilmemiştir. Hatta “demokrasi putu” gibi bir bakış sözkonusu olmuş, herhangi bir partiye oy vereni dahi kafir ilan edenler olmuştur. Çünkü demokrasi Gayrı İslami yaşamı meşrulaştırmaktadır, öyle olanlara ses çıkarılmamasını istemektedir. Lakin bütün bu meselede gözden kaçan bir şey var. Biz, İslamın ruhuna uygun Tevhid’e yakışır bir yönetim idik de mi oldu bunlar? Her dediğinden hikmet umulan şeyhler, dediğim dedik yöneticiler ve bunların alkışlanması ne kadar eleştiriliyordu? Sorunumuz “firavunluktu” ve bunun adı bile konulmuyordu, “bizdendir olur” kafası hakimdi. Ve şimdi demokrasiyi beğenmemelerde, atıp tutmalarda, hatta batıyı aşırı eleştirmede, “bilinçaltı olarak” hiç eleştiri görmeden böyle bir şeye dönmenin özlemi vardır sanki. İşte bu yüzden “İslam akıl dinidir” denildiği zaman yüzünü buruşturan insanlar olur.

……………

Şunu iyi bilmeliyiz; ayet, madem ki halkı ahmak yerine koyan yönetici firavundur, onu kabullenenler fasıktır diyor; aklını kullanmayı şart koşuyor ve yöneticiye itiraz edilebilir bir ortamı da gerektiriyor demektir. Bu ise; aşırı yetki, hak etmeden gelme gibi şeylerin olmaması ve hesap sorulabilir bir sistem demek. Muhalefetin varlığı, meşruluğu demek. Ve tarih bize göstermiştir ki bunlar kendiliğinden olmuyor, bu sistem kurulmalı, dava edilmeli.

Batının problemine gelince; onlar fasık bir toplum oldukları için bu sistem olumlu sonuç vermiyor. Yoksa sistem fasıklığı oluşturmuyor. Fasık oldukları için de mason teşkilatının, büyük şirketlerin firavunluğu vardır, geniş bir propaganda ağı ile.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

DEMOKRASİ DAVASI” için 4 yorum

  • 18/08/2013 tarihinde, saat 06:26
    Permalink

    Ne demokraSİSİ ne davası?

    Yanıtla
    • 18/08/2013 tarihinde, saat 13:54
      Permalink

      senden iyi bir halkı ahmak yerine koyan yönetici olur. SİSİ seçimle mi geldi de güya demokrasiye atmak için onu kullanıyorsun.

      Yanıtla
  • 18/08/2013 tarihinde, saat 16:20
    Permalink

    çok hoş bir yazı, açılım sağlayıcı fikirler var

    Yanıtla
  • 19/08/2013 tarihinde, saat 09:56
    Permalink

    soysuzlardan soylu bir iş bekleyemezsin.ABD toplama bir ülke.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız