ÇOCUKLARA ANLATILAN DİN

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Kuran kaç ayettir diye sorulsa herhalde çoğusu 6666 diye cevap verecektir. İmanın şartı 6, İslamın şartı ise 5. Çoğunun da dini bilgisi bundan öteye geçmez. Ramazan’da unutarak yiyince oruç bozulmaz, 20 Nisan 571 gibi bir kaç bilgiyi de ekleyin buna. Ahan da size Din… Kültürü..

Bilgilerin yüzeyselliği bir yana bir de Din Kültürü’nün Din sanılması meselesi asıl büyük soru işareti. Çocuklara hazırlanmış bir müfredat nihayet. Ama öyle bir hazırlanıyor ki, “bu, dinin ta kendisi”

Din Kültürü dersinin böyle bir misyonu olmadığını kimse iddia edemez, evet; “İnsanlara dini anlatma”

İddia etse de bu fazlasıyla kağıt üstünde bir şey olur. Fazlasıyla “İslamı anlatma” derdi olan bir müfredat sözkonusu çünkü. Ve aynı zamanda böyle bir algı tabii.. Namaz, oruç, hacc, imanın şartları, kader, Peygamberin hayatı, Kutsal Kitab, iyilik, doğruluk vs.

Peki bu işteki temel sorun nedir? Temel sorun, dinin biraz kültüre meyillendirilmesi, biraz da çocuklaştırılmasıdır bu şekilde. Ve bu çocuklara anlatıldığı için değil, devletin belirlediği bir çerçeve söz konusu olduğu için böyledir. Türk-İslam sentezine uygun bir din anlayışıdır bu da kısaca, ya da dinin devletin himayesinde/otoritesialtında olduğu tezine hizmet eden, bunu sarsabilecek sinirleri alınmış, dolayısıyla da acaip tarihsel, statik, hakikatçi olmayan bir din. Peki gelelim asıl soruya, bu belirtilen şey ne kadar dindir? Çünkü fazlasıyla “dünyanın” belirlediği bir anlayıştan, statükodan bahsediyoruz nihayet. Üstelik bunu öğrenen dini öğrendim sanıyor, sonra ya saçma bulup uzaklaşıyor, ya da o öğretilen “çocuksu din anlayışıyla” gitmeye çalışıyor. Asla hakikatçi bir dine geçemiyor o noktadan. Çünkü de yine devlete bağlı diyanet de o kafada, cami de o kafada ve zaten bu yüzyıllardır devam edip geldiği için halk da o kafada, üç aşağı beş yukarı.

Onun için mesela Kuranı Kerim dersi çıktığı için önce çok sevinmiştik, ama sonra baktık ki müfredat ElifBeTeSe, yani işin özünden uzak yine.

Velhasılı kelam; aslına bakarsanız din, çocuklara değil, büyüklere anlatılır. Ama öyle bir kısırdöngü sözkonusu ki insan çocuklukta öğrendiği dinle ömrünü geçirebilir. Herhalde de buna bakılıyor. Ve herkes razı olduğuna göre de söylenecek pek bir şey kalmıyor.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

ÇOCUKLARA ANLATILAN DİN” için 3 yorum

  • 28/05/2013 tarihinde, saat 23:06
    Permalink

    Sacmalamissiniz. Bu yaziyi her kim yazdiysa din kulturunden, ogretmenlikten bi haber oldugu kesin. Birakin allahinizi severseniz bu isleri cozum uretin kardesim cozum..

    Yanıtla
    • 29/05/2013 tarihinde, saat 01:52
      Permalink

      bu internette öylesine konuşan ne kadar çok insan var. saçmalamışsam, saçmaladığım noktayı söyle. zerre öyle bir laf yok, sanki Tanrı konuşuyor, direkt ben öyle dedim, öyle. peşine de çözüm üretin demez mi))) işte niye çözümün değil daha meseleleri konuşma noktasında kaldığımızın net resmi bu yorum ve bu kafa. bu kafanın etkinliği, bu kafaya prim veren bir ortam, statüko. bu değiştiği zaman işler değişmeye başlayacaktır.

      Yanıtla
  • 29/05/2013 tarihinde, saat 16:18
    Permalink

    arkadaşa zihin emeğinden dolayı,takdir fikrimi iletiyorum. fakat arkadaşımız çok zorlamış
    kendisini.mutlaka bir sağlık birimine görünmeli,üzüldüm bu kadar yıprattığına..
    Unutulmasın ki at sahibine göre kişner, kılıç yiğidin elinde kuvvet bulur.
    öğretmen sadece müfredata göre hareket ediyorsa söylenecek söz kalmamıştır.Elbette noksanlıklar belirtilmeli,tamamlanmalı.ancak kıyamet haberciliği hiç uygun değil.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız