ÇİZGİ FİLM PERSEPOLİS’E PARA CEZASI MI?

Tunus’ta özel bir televizyon kanalının sahibi, ‘Persepolis’ filmini yayımlayarak kamu düzenini bozduğu gerekçesiyle 1400 dinar (yaklaşık 1619 TL) para cezasına çarptırılmış.

Verilen haberlerde genel olarak şöyle deniliyor; Tunus mahkemesi, “Nessma TV” adlı televizyon kanalının sahibi Nebil Karui’yi dindar kişilerce kutsal addedilene hakaret eden, Tanrı tasvirinin yer aldığı “Persepolis” adlı çizgi filmi yayımlayarak kamu düzenini bozmaktan suçlu bulunmuş.

Kararın açıklandığı mahkeme binasının önü, televizyon kanalı aleyhinde ve lehinde sloganlar atan büyük kalabalıklarca düzenlenen gösterilere sahne olmuş ve gösteriler sırasında Selefiler “Laiklerin Tunus’ta yeri yok” şeklinde sloganlar atmışlar.

Şimdi gaza getirme, olmayan bir şeyi var gibi gösterme ya da siyahı beyaz gösterme diye buna derler.

Filmde tanrı tasviri filan yok orayı geçelim tamamen abartma ve çarpıtma.

Bir defa 2007 Cannes Film Festivali’nde jüri özel ödülüne layık görülen ve Fransızca konuşturulan bu siyah-beyaz çizgi film tek derdi İran gibi gözükse de (Bir çok İranlı sinemacının filmi de bu festivalde ödüle layık görülmüştür yani batılılar illa İran düşmanı filmleri ödüllendirmiyorlar) şeriat yada laik düzenlerin insana mutluluk getirmediğini ve getiremeyeceğini anlatan yapısıyla kesinlikle tek taraflı bir yapım değil.

Şimdi dikkatleri buraya toplarsanız bu filmle ilgili önemli bir yönünden bahsedeceğim; Film Türkiye gibi laikliği benimseyen (Buna Tunus’da dahil) ülkelere aslında açıkça ‘Batıya hayatta yaranamazsınız, bizlere boşa benzemeye çalışmayın biz sizleri kabul etmeyiz’ mesajını veriyor. Filmin ana öğesi olan kadın karakter batıda aradığı mutluluğu gerek aşk hayatında gerekse insanca yaşama zemininde kazanamamış bir insan olarak filmi bitiriyor. İzleyenler görecektir ‘Ötekileştirilmiş’ ve her daim ikinci sınıf vatandaş konumunda bir hayata mahkumsun mesajıyla filmi sonlandırıyor.

Bana göre İslamcıları değil tam tersi laikleri vuracak bir film.

Filmin bakış açısıyla söyleyecek olursak kurtuluşu İran ‘batağından’ kaçarak arayan bir karakterin Fransa’da da bulamamasını anlatmakla açıkça batıyı da kötüleyen bir yönü var. Acı kader insanı her yerde bulur derken ne doğuyu ne de batıyı kutsuyor. Tam liberal bir bakış açısıyla her şey serbest olsun diyen bir anlayışla çekilmiş ama laik Fransa düzeninin insanlık dersinden nasıl sınıfta kaldığını da açıkça anlatıyor film.

Tunustaki selefiler haklı ama bardağın yarısına itiraz ederken diğer yarısınında hakkını yememeleri lazım bence Türkiye’de laikim diyen insanların izlemesi gereken bir film çünkü finaliyle ister istemez akla laik düzenlerinde huzur veremeyeceğini, batıya yaranma ya da benzeme gayretinde olan biz doğuluların nasıl tokat yiyeceğini gösteren farklı bir yapım.

İtirazı olan buyursun filmi izlesin.

Haksızsam buradan yazabilirsiniz.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

ÇİZGİ FİLM PERSEPOLİS’E PARA CEZASI MI?” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız