BLOOD: THE LAST VAMPİRE/ NAHON-TARANTİNO 1

o8uy5e

Kill Bill’deki karakterleri alıp başka bir film çekmek.. Bu kimin aklına geldi acaba, Ronny Yu’nun mu?…

Evet, Kill Bill’deki hırçın liseli kızı alıp burada vampir avcısı yapmışlar mesela. Onun patroniçesi Çinli, Japon mafyası lideriçesini de vampirlerin başı..

Usta aynen duruyor(!) ama liseli kızın ustası.. Uma Thurman ise olmuş Allison Miller. Yalnız kavga dövüş yok.. Generalin kızı ve sürekli kurtarılan partner durumunda..

Kill Bill’in belki on katı kılıç kan fışkırma sahneleri. E Hong Kong yapımı olacak o kadar. İşte size Blood.

Derken bu filmin 2000 yılında yapılan aynı isimli Japon yapımı animenin sinema uyarlaması olduğunu öğrenip afallıyoruz. Onun senaristi de bu ekipte.. Demek Tarantino, asıl, o vurguladığımız şeyleri tersinden yapmış öyle mi?….. İlginç ki ne ilginç.. Filmin başlarında bir yerde animasyon uyarlaması  olduğu vurgulanıyordu, bu kadar anlamlı olabileceğini hiç düşünmemiştim..

 

Aslında bu ismi ilk duyduğumda, yani Blood: The Last Vampire.. Blade’in son filmi herhalde diye düşünmüştüm. İlk sahnesi de onu çağrıştırıyordu resmen zaten. Metroda bir kavga.. Kılıçlar çekiliyor.. Ama senaryodaki bir diğer isim olan Ronny Yu adı, başka beklentiler

e de sokmuyor değildi hani. Proje başlarda onun ismiyle anılıyordu. Ronny Yu, 51. Eyalet “51 st state” isminde İngiltere’ye açık açık “sen Amerka’nın 51. eyaleti misin be” diyen bir film yapmış bir adam. Film dv

dye Formula 51 olarak çıkmıştı. Ufak bir fren.. Bush’u çağrıştıran adam ise tam bir ucube, fırlama mafyaydı filmde. Öyle Kill Bill’deki gibi naif bir gönderme değildi yani. Hatta filmi görünce ilk düşündüğüm şey, bunu nasıl çekebilmişler yahu oldu. Düşünün sene 2001..  Sonra Freddy vs Jason isminde bir film yönetti Yu. Ona da şaşırmıştım Hollywood bu adama hala film yönettiriyor ha diye ayrı bu da neyin nesi diye ayrı. Sonra zaten memleketi Hong Kong’a attı kapağı. Kusursuz diye bir film çekti. Ve şimdi bu film… Senaryoda adını görünce bayağı şaşırmıştım. Çünkü yönetmen değildi, yönetmen başka biriydi. Herhalde de o yüzden Kill Bill’e yapmayı düşündüğü şey herhalde, hiç mi hiç olmadı filmde. Kill Bill bunun bozulmuşu değil, bu Kill Bill’in bozulmuşu gibi duruyor resmen. Tabii biraz da Blade..

 

btlvpro002

Filmin yönetmen koltuğundaki adam da belki Ronny Yu kadar enteresan bu arada. Kurtlar İmparatorluğu adlı izlemediğim ama Türkleri terörist olarak gösteren oryantalist filmin yönetmeni Fransız Chris Nahon. Acaip bir ekip yani. Yapımcılar arasında duayen William Kong (Bill Kong) ismi dikkat çekiyor. Tarantino’nun da arka çıktığı şu meşhur Hero’nun yapımcısı.. Ve film de bu karmaşa içerisinde  acaibül garaib bir şey olmuş çıkmış. Belli ki Chris Nahon’un Ronny Yu’nun yapmaya çalıştığı şeylerle hiç alakası bile yok. Tam bir Fransız soğukluğu katmış filme.. Japon soğukluğu yetmezmiş gibi..  Film izlerken bir türlü dahil olamadığınız garip bir atmosfere sahip.

En büyük handikap da bu arada, filmin İngilizce olması.. Bu kimin fikriydi acaba, en çok buna taktım. Yahu Kill Bill’in karakterlerini almışsınız, yani daha doğrusu Kill Bill sizin karakterlerinizi almış, evirip çevirmiş.. Kill Bill Amerikan filmi, ama Japonca Çince sahneler var bol bol, sizde ise full İngilizce. Ve Hong Kong yapımı.. Bu ne iştir.. Filmde oyunculuğu sıfıra indirmiş bu dil olayı.. Oyunculuk vasat bir dizi seviyesinde.. Sonra acaip bir Amerikan eleştirisi gelecek gibi oluyor filmde, sonra fos. Tam Fransız işi bu da..

Film Japonyadaki bir Amerikan üssünde başlıyor. Amerikalılar eğlence düşkünü öylesine tipler olarak şöyle bir kompoze ediliyor. Sonra Şeytanın Avukatı’ndaki gibi birden garipleşen tipler Allison Miller’e saldırıyor. Saya adındaki vampir avcısı kız, onların işini bitiriyor. Filmde bir de klasik vampir kavramının ötesine geçme, onların şeytan olduğuna olabileceğine dair arayışlar var. Başlıyor ama kalıyor. O da fos..

Özellikle; CIA rolü yapan, konseyin bir adamının (bu konsey sürekli adı geçen, hiç gösterilmeyen ve sonra unutturulan bir şey filmde) ettiği laf, beklentileri zirveye çıkarıyordu.
General (ölmek üzerdedir) -Kimsiniz siz.
Konseyin adamı-İnsan ırkının kurtarıcıları. Bu konsey senin büyükbabanın büyükbabası topraklarını kızılderililerden çaldığından beri var. Bizim davamız daha yüce general..

Sonra zenci karate ustasının vampire dönüşmeden önce Allison Miller’e ettiği laflar.
-Etrafına bak baban tarafından yönetilen bir hava üssü.. B52 siyle uçarak yabancı çiftçileri imha ediyor. (Filmde buna dair, hatta savaşa dair hiçbir şey yok ama Vietnam kastediliyor) Erdemli savaşı uğruna.. Ama gerçek savaşı göremiyorsun. Zamanın başlangıcından bu yana devam eden savaşı.. Senin ve benim ırkım arasında. Sona yaklaştınız. Sahte dindarlığınız, göstermelik maneviyatınızla sebep olduğunuz savaşta..kazanan biz olacağız.

Bu laflar arkası getirilmeden öyle bırakılır mı?…… Animede ne olduğunu bilmiyorum ama Chris Nahon’un bir kitaptan uyarladığı Kurtlar İmparatorluğu’nda kitaba pek sadık kalmadığını duymuştum. Ama mesele bu vurguladığım nokta nihayetinde.. Animede ne olduğu beni ilgilendirmez, izlediğimiz filmi izliyoruz sonuçta..

Sonra Hristiyan teolojisiyle ilgili -aslında, İslam da- Tanrı’yı Doktor Frankeştayn’a benzetme.. İkisi de yarattığını yüzüstü bırakmış. Tanrı, şeytanı yüzüstü bırakmış yani. (İnsanı tutmuş…) Öylesine söylenip geçiliyor bir derste Allison Miller tarafından. Kuru fasulye pilavdan bahseder gibi. Onu ona bağla diye cımbızla mı arayıp bulacağız sonra lafın arkasını? Film bu bağlantıyı kurmuyor, ucu ucuna bir şey.. Gereksiz sahne çokken gerekli sahneler yok. Herşey kopuk kopuk, paldır küldür. Sonra finalde de buna dair göndermeler yapılmaya çalışılıyormuş gibi.. ama öylesine dağınık ki film ne dediğini anlamak mümkün değil. İddialarının altında ezildikçe ezilen bir filmle karşı karşıyayız açıkçası. Kill Bill’in kompleksli bir uyarlaması gibi gözükmesinden tutun B tipi bir filmde böylesi iddialı laflar edilip, konulara girilip işin içinden çıkılamayınca film D,E,F tipine doğru gidiyor.

Bu arada dikkatimi çeken bir diğer husus İMDB’de Ronny Yu’nun filmografisinde bu filmin adının geçmiyor olması. Senaryoda Chris Crow ismi var İMDB’de. beyazperde.com’da ve filmi yayınlayan sitelerde ise senaryoda Ronny Yu ismi geçiyor. Peki filmde kimin adı geçiyor?… Girişte isimler yoktu. Sonunu açıp bir daha bakıyoruz. Evet, Chris Crow. Bu da kim yahu????….

Ronny Yu (sağda..)

Bir diğer husus ise haftaya Türkiye’de vizyona girecek olması filmin.. Yani bayramda vizyona girecek, bu da işin en garip tarafı tabii.

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

BLOOD: THE LAST VAMPİRE/ NAHON-TARANTİNO 1” için 2 yorum

  • 13/09/2009 tarihinde, saat 16:49
    Permalink

    Bu eleştiriyi Atilla Dorsay gibi eleştirmenlere yollamak istiyorum. Film eleştirisi nasıl yazılırmış görsünler diye. Final Destination skandalından sonra yine müthiş noktaları yakalamışsın üstad. Kalemine yüreğine sağlık.

    Yanıtla
    • 13/09/2009 tarihinde, saat 20:24
      Permalink

      iltifatlarınıza teşekkürler dost. üzerime alınmaktan ziyade o akademik film eleştirisi devrinin bittiğine dair bir yorum olarak aldım öncelikle bunu.. saygılarımla..

      Yanıtla

ibrahimdemirkan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız