BİR AYDIN ÇIĞLIĞI

Tarık Sezai Karatepe’nin kaleme aldığı ‘Bir Aydın Çığlığı’ insanlığın eşiğinde bulunduğu ateş çukurundan uzaklaşması için bu gök kubbeye salınmış samimi bir avaz.

Kitap heyecanını İslam’dan ve bu ümmetin yaşadıklarından alıyor.

Karatepe kısa metinler ve çarpıcı başlıklarla size derdini anlatıp olanların tablosunu resmettikten sonra özellikle final vuruşlarıyla, son cümleleriyle unutulmaz izler bırakabiliyor.

Örneğin Putperest başlıklı yazıya bakalım:

Kasam benim,masam babamın.Bunun da mı cezası olurmuş? Üstelik faiz bir dünya gerçeği. Otoriteye tabi olurum, kargaşa çıkarmam. Seçilip gelene, atanıp oturana kıldan incedir boynum!”
“Ben de baştan beri seni anlatıyorum.”
“Ben kimim peki?”
“Putperest!”

Karatepe adeta yüksek sesle konuşur gibi yazmış fikirlerini, duygularını. Kafiyeli bitişlerle şiirsel metinler yazmış ama anlamı kafiyeye kurban etmemiş.

‘Gönül ötesi operasyon’,’bir yanda ötenazi diğer yanda nazi’ gibi çarpıcı ve düşündürücü tabirler var kitapta.

En önemlisi edebi bir eser olarak rahatlıkla lisede adını duyduğumuz ama kendisini göremediğimiz Hitabet sanatına örnek verilebilecek güzel bir kitap ortaya çıkmış.

‘Sınırları aş da gel’ başlıklı yazısında insanı sevme iddiasındaki hümanizmayı primitif bir insanlık sevdalısı konumuna düşüren aşkın ifadelere yer verilir kitapta. ‘Despot bir zorbanın eseridir,insanın insana kem gözle baktıran her ne var ise!’ gibi.

Irkçılığı sevmez kabilecilik, katil Kabil’den miras der. Ümmetçilik yapıyorum diye ne Türkçülüğe ne de Kürtçülüğe prime verecek bir bakış açısı sergilemez.‘Fatih Kısaparmak’ı dinlerken öğle namazını kaçırmakla, Şivan’a tempo tutarken ikindi’yi heba etmek’e karşıdır yazar. ‘İnsanın tabi olduğu yaratılış kanunlarıdır,İsviçre değil.’ der.

“Necip” Bir Şair,”Fazıl” Bir Yürek! Başlıklı yazısında ise şöyle der:
“Sen tut,İstanbul’u,Sorbon’u bırak; Şemdinlili Kürt Hoca’nın izini sür,koş gel buralara.” (Sh.74)

‘Çingene Kongresi’ neden olmasın? başlıklı yazı ise 80’lerden sonra İslamcılık macerasının şahitleri ve dahillerini nostaljik bir geziye de götüren nefis bir yazı olmuş.

Kendi adıma “İbrahim” başlıklı yazısını da beğendim. Yazı bir araba kazasında vefat eden Diyanet Sen başkan yardımcısı İbrahim Keresteci adına yazılsa da…

Şimdi kitaptan alıntılar yaparak bir fikri edinmenizi sağlamaya çalışalım. Kitapta tek eksik matbaa hatası. Elimdeki baskıda bazı sayfalar tekrar basılmış. Bu hata tekrar metinleri görünce rahatınızı bozuyor ama kitabın vermek istediği ruhi insicamı ise sadece erteliyor. Böylesine emek verilmiş eserlerin basımında aynı titizlik gösterilmeli.

‘Irkını ilahlaştırma, insanı putlaştırma! Sığınma, O’ndan başkasına!
İki kürek attılar mı çekilir kız kızan. O vakit kalırsın Rabb’inle, Esirgeyen, Bağışlayan’ (Sh.73)

Ulumakla kurt, zarar vermez ay’a. (Sh.73)

Küçüktün, çaresizdin. Büyüdün, gayesizdin. İşte son saatlerindesin. (Sh.73)

“Bir uzun ömür sürdün. Sığmadın meydanlara. Binlerce yola girdin. Geldin yolun sonuna!”
‘Yolun sonu görünür, musallada övülür.
Kurtaramaz alkışlar. Umutsuzdur bakışlar.’ (Sh.82 )

‘Sen gelirsen, yeniden kurarsın Söğüt’ü. Sen gelirsen, kaptırmazsın Türk’ü, Şoveniste.
Vermezsin bir tek Kürt’ü,marksiste,leniniste, Çözdürmezsin sorunu,iki paralık coniye. ‘(Sh.108)

Ya bir anlayan çıkar, ya da zorla anlatan! (Sh. 120)

Sevdiğine zarar vermek isteyen her dediğini alkışlasın! (Sh.148)

“Bu denli acıdan sonra ‘sevincin kalesini kurmak’ elimizde. (Sh.178)

Zaman bir imkandır. İnsan bir imkandır. Aile bir imkandır.Selam bir imkandır.Hayat bir imkandır.Vahiy bir imkandır. (Sh.178)

Empatisi olmayanın sempatisi olmaz. (Sh. 179)

‘Bilgi namustur, saklanamaz!
Korkaklar medeniyet kuramaz!’ (Sh.198)

“Sana inanacağız; ama şu yanındaki fakirleri bir kovsan!” mantığı bugün, “Paran yoksa slogan atarsın, yoksa allame-i cihan olsan aday yapmayız seni!” şeklinde tezahür ediyor, partilerde. Bir zengine içgüvey girmişsen daha kolay aday olman! (Sh. 210)

Giysi bir kimlik; yasak, kimliğe müdahaledir. (Memurlara yönelik)Kıyafet yönetmeliği, kanun koyan tağutun diktası. Kimi severek, kimi döverek ikna eder. Şekli değil, kendisi incitir yasağın.
Müslümanların iktidarını İslam’ın iktidarından ayıran, yasağın devamıdır. Yasak sürüyorsa varsın sosyalizm olsun, varsın laisizm, varsın muhafazakarlık… (Sh. 343)

Haramlardan vazgeçmeyen bir toplum, laikleşme eğilimine girmiş demektir. (Sh.359)

Faizi ‘başka başka adlarla’ yiyip, ‘Ah Osmanlı ah, nerdesin?’ aymazlığı çok su götürür. Osmanlı orda, Söğüt çarşısında. Ama sen nerdesin? ( Sh.360)

Karatepenin ‘Bir Aydın Çığlığı’ kitabını okuyunca insan bu soruyu ister istemez soruyor kendine:

Sahi biz nerdeyiz?


ibrahimdemirkan hakkında

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.
Bu yazı Kitabiyat kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
= 3 + 0