BEŞER ÇAĞI, İNSAN ÇAĞI VE KURAN

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Beşer, deri kaplı varlık demektir, insan ise unutkan. Bu iki tabir insanlığı da bir nevi özetlemekte. İnsan öncelikle yeryüzünde bir var olma davası güder, sonra ise medeniyet kurar.

Ve pek tabii olarak; var olma davası, birlik beraberlik, gelenekler, askerlik vs demek. Medeniyet ise bilginin, sanatın daha ziyade öne çıkması. İşte insan da bu noktada sözkonusudur daha ziyade. “Allah Adem’e şeylerin isimlerini öğretti” noktasıdır bu. Öte yandan ise artan bilgi ile şeylere verilen önemler de azalır ve bir nevi unutkanlık hasıl olur.

Mesele ise şu, Kuran temelde insan çağına hitap eden, son derece bilgi içeren bir Kitabtır, ama beşer çağında ve yüzeysel olarak da o çağa hitap eder şekilde gelmiştir. Günümüze güncellenmesi gerekmektedir velhasıl pek çok şeyin, lakin çoğu şey de beşer çağına göre katılaşmıştır, gerek anlam olarak, gerek yaşantı olarak. Mesela cihad denildiğinde hemen akla savaşmak gelir.

Yine Kuran’ın manası üzerinde araştırmalar yapmak, çıkarımlarda bulunmak, sadece hüküm çıkarma noktasında gerekli görülmüştür. Entelektüel bir faaliyet alanı olarak görülmez Kuran, dediğine yüzeysel bakmak ve inanmak esastır.

Örnekler arttırılabilir; Kuranı ezberlemek esastır mesela, anlamını bilmek değil. Ya da üst köşelere koymak.. Süslü kılıflı vs olması.      

Bütün bunlar ise hep beşer çağının bakışlarıdır. Yani beşer çağına dönmezseniz Kuran rafa kalkacak neredeyse, böyle bir şey olur mu?

Demek ki, insan-bilgi çağına göre okumalar gerçekleşmelidir. Öte yandan beşer olmaktan da çıkmadık, onu da gözden kaçırmadan.

………………….

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız