BENDEYAR -Sinemada Fantastik Öykü Arayanlara-

BENDEYAR filmi gösterime girdikten sonra beğenenlerde oldu beğenmeyenlerde fakat film basında kendinden bahsettirdi ve sosyal medyada da yazar-okurların iyi ya da kötü ilgisini çekti.

İslami mesajlar içeren “Gözyaşı Geceleri” adlı tiyatro oyunuyla tanınan Haşim Akten’in senaryosunu kaleme aldığı film, başrolünde gücünü inancından alan Müslüman bir süper-kahramanın olduğu fantastik bir aksiyon denemesi. Yönetmen koltuğunda ise Meksika asıllı Amerikalı Joel Leang oturuyor…

Joel LEANG ile filmden dolayı değil ama kullandığı kurgu programı olan Sony VEGAS’ın tanıtımı için bu filmden yola çıkarak Sony firmasının yaptığı röportaj ilgi çekiciydi. En azından milyonlarca Sony abonesi bu filmin adını bu şekilde duymuş oldu. Röportajı merak edenler tamamını buradan okuyabilirler

Ecnebicesi ve işin tekniğine aşina olmayanlar için bu röportajı kısaca özetleyeyim. Yönetmen J. LEANG kurgu programı olan Vegas Pro 10 ve ses düzenleme programı olan Sound Forge Pro 10 ile cillop gibi iş çıkartdım demekte hatta Laptopıyla bile çalışma imkanı veren VEGAS kurgu programına MXF files dediği çektiği görüntü formatını yine laptapındaki CF kartlar sayesinde direkt atıp düzenlediğini ve son durumu kontrol ettiğini belirterek film işinde pratiklik arayanlara SONY’nin ürünlerini önermekte. Ayrıca Final Cut Pro gibi kurgu programları her ne kadar efsane de olsa renk düzeltme dediğimiz color correction olayında hiç kimse Sony Vegasın elinden tutamaz diye işi daha da ileri götürüp filmdeki sahne renklerinde güzel sonuçlar aldığını söylemekte ve bagımsız film yapımcılarına kullandığı bu programları hararetle tavsiye etmekte. Kendi tecrübesi kendi açıklamaları olduğu için bize de saygı duymaktan başka şey düşmüyor ama bu filmin tekniğinden ziyade kendisiyle filmin içeriği hakkında yapılmış röportajlar okumak isterdik.

Filmin konusunu ise şöyle aktarabiliriz; Devlet adına çalışan gizli bir ajan olan Afşin, son görevinde ABD ajanları tarafından pusuya düşürülüp hapse gönderilir. Hapisteyken karısının da ABD ajanlarınca öldürüldüğünü öğrenir ve intikam yeminleri eder. Hapisteyken tanıştığı bilge Akçakoca’nın eğitiminden geçen Afşin, Mevlevi felsefesi ve İslamiyet konusunda bilgilenir, hatta telepatik özel güçler kazanır. Afşin olarak girdiği hapishaneden çıkarken artık Bendeyar olmuştur. Ve intikam vakti gelmiştir…

Filmle ilgili iki eleştiriye burada yer vereceğiz.

Aslında tarzımız bu değildir bir filmi incelerken elden geldiğince özgün ve kendi cümlelerimizle tartarız ama bu sefer sözü uzatmadan bu alanda uzun zamandır kalem oynatan iki isme bırakalım.

“Bendeyar: İslami Bir Fantezi Denemesi” başlığıyla STAR gazetesinde eleştirisini yazan İhsan KABİL;

“kadere olan saygının, tevekkül ve sabrın vurgulanması, Akçakoca adlı hocanın bazı konuşmaları, bir yerde Fetih suresinin dokunaklı okunuşu, akıl ve aşkın karşılaştırılmasında aşkın üstünlüğünün vurgulanması, kadınların camiden uzak tutulmasının yanlışlığının dillendirilmesi, bir olgu olarak dini algının filmin bütününe yedirilmiş olması Bendeyar’ın olumlu yanlarındandır. Ancak belirttiğimiz gibi filmin bu olumlu yanlarının yanında söylemsel olarak belli basitliklerin içine düşmesi, örneğin filmin bir yerinde tekmil gözyaşı geceleri tiradı, “Seni seviyorum Allahım” tiradı, namazın gösteri haline düşürülmesi gibi basitlikler filmi zayıflatan unsurlar olarak ortaya çıkıyor. Filmin teknik artılarının daha dolayımlı anlatımlara, görece uzun tefekkür sahnelerine, sembolik ve mecazi anlatımlara, gündelik dini pratikten tasavvufi incelik ve derinlik düzlemlerine, güncel siyasi konjonktürden daha kalıcı ve sahici evrensel göndermelere evriltilmesiyle film bambaşka mecralara taşınabilirdi.”

diyerek ince bir traş atmış.

E neticede ortada verilen bir emek dökülen para var.

“Kendi bölgesinde cesur ve sıra dışı bir fantastik deneme” başlıklı eleştirisinde ise Ali Murat GÜVEN ;

“Pek çok sahnesinde dar bir bütçenin olumsuz izlerini taşıyan ‘Bendeyar’, Amerikalı yönetmen Joel Leang’in Türkiye’nin kültürel iklimini yeterince tanımaması, yanı sıra da zayıf bir kast ve eksik imkânlarla hareket etmesinden kaynaklanan irili ufaklı kimi zaaflarına rağmen, meramını neredeyse ilk kez ‘aralıksız konuşmak’ yerine ‘hareket ederek’ anlatmayı denediği farklı bir ‘beyaz sinema’ örneği ortaya koyması vesilesiyle belli ölçüde ilgi ve desteği de hak ediyor. “ diyerek İslami sinemanın geldiği çizgide filmin durduğu yere işaret ederek bir şeyler yapılmış mesajını vermiş.

Başka bir deyişle, “yetmez ama evet!” diyerek yazısını kapatmış.

Bizlerde aynı şeyi söylüyoruz bir tecrübe olur ve ilerdeki daha iyi işlere kapı açar inşallah.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 2

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız