Ben Abdülhamit Han

1842’de başladı benim hikayem
Daha 10 yaşında iken bıraktı gitti beni validem.

Tahta oturttular beni devlet yıkılırken
Yönettim devletimi herkes kızıl sultan derken

Hissettim hainlerin nefesini ensemde
Yılmadım yüzümüze gülüp arkamızdan iş çevirseler de

Biz çareler ararken sövdüler bize, eline her kalem alan
Gecemizi gündüzümüze kattık sadece yaşasın diye vatan.

Anlamadılar bir türlü benim bu çileli kavgamı
Göremediler bir türlü yüreğimdeki yangınımı

Bir ses yükseldi Kabe-i hürriyet dedikleri yerden
Hal ettiler beni yarını hiç düşünmeden.

İttihat diyenler sandı ki düşen Abdülhamit handır
Terakki diyenler bilsin ki düşen cümle İslam’dır

Alatini köşküne sürdüler beni hiç utanmadan
Bir de geldiler nasihat istediler hiç sıkılmadan

Beni tahtan indirdiğine pişman gibiydiler
Utancından bunu bir türlü itiraf edemediler.

Şu kış gününde dayanamadı artık yorgun düşen gözlerim
Geçmeyen acılarımla artık emaneti sahibine teslim eylerim.

Şerif Ali Yüksel

FACEBOOK HESABIMIZ