BAŞBAKAN ERDOĞAN İNVİCTUS (YENİLMEZ) FİLMİNİ NE ZAMAN İZLEYECEK?

İnvictus (Yenilmez) filmi hapse girip çıktıktan sonra ülkesi Güney Afrika’nın başına geçen Mandela’nın siyah-beyaz çatışmasından dolayı yaşadığı ayrımcılığa bu sefer beyazların uğramaması için sarfettiği çabaları anlatan bir film. Film adını hem olay örgüsünden hem de İngiliz şair William Ernest Henley’e ait “İnvictus” adlı şiirden alıyor.(Şiir paganist bir şairin kaleminden çıkmış gibi duran ben merkezli ve iddialı bir şiir)

Filmi izlerken nedense aklımıza hapse girip çıktıktan sonra başbakan olan Tayyip Erdoğan fenomeni geliyor. Bunun içinde yazımızın başlığını ‘Başbakan Erdoğan İnvictus (Yenilmez) filmini ne zaman izleyecek’ diye koyduk. Memleket meseleleri üzerine kafa yoranların hoşlanacağı bir film İnvictus. Matt Damon ve Morgan Freeman’ın başrollerinde oynadıkları filmin yönetmeni ise (o da ayrı bir fenomen) Clint Eastwood. Senaryoyu ise John Carlin’in Playing the Enemy: Nelson Mandela and the Game that Made a Nation adlı kitabından uyarlayan Anthony Peckham yazmış. Film 2010 oskarların da en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu dallarında aday oldu. Filmin konusu ise kısaca şöyle; Francois Pieenar’ın (Matt Damon) kaptanı olduğu rugby takımı Springbok Güney Afrika devletinde ırkçı beyazların adeta sembolü olan bir kulüptür ve Güney Afrika’da düzenlenen dünya rugby kupasında da ülkeyi temsil edecek tek takımdır. Zenciler geçmişin intikamını almak için beyaz ırkçıların bayrağı olmuş bu takımı dağıtmayı ve yok etmeyi düşünürken Mandela (Morgan Freeman) buna izin vermez ve takım kaptanı Francois Pieenar’dan ülke adına zafer beklediklerini söyler. Francois Pieenar’ın ailesi hoşnut değildir zencilerin iktidarından. Mandela’nın kızı da babasını beyazlara karşı yeterince sert olmamakla suçlamaktadır. Mandela’nın yaşadıkları sadece onun çevresiyle değil, bir beyazın gözünden, takım kaptanı Pieenar’ın halet-i ruhiyesinden de verilmeye çalışılmış. Örneğin Mandela’nın yattığı hapishane ve çalıştırıldığı taş ocağı gibi mekanlarda gezen Pieenar duygulanmakta ve Mandelayı o mekanlarda hayal ederken fonda da Mandelanın çok beğendiğini söylediği iddialı bir şiir olan “İnvictus” okunmaktadır.

Filmde bana en çarpıcı gelen diyalogu ise facebookda ki grubumuza ait sayfada yayınladığımız ( http://www.facebook.com/group.php?v=app_2392950137&gid=212433498435) İnvictus filmden bir parça bölümünde izleyebilirsiniz. Bu arada güney Afrika deyince zenci ayrımcılığın ayyuka çıktığı yıllarda verdiği mücadele ile hapishaneye düşen ve hayatını 1969 yılında gördüğü işkenceler sonucu şehadetle noktalamış olan sembol bir isimden daha bahsetmek gerekiyor o da Bence Türkiye’de bir okula Mandela ile beraber onun da adı verilmeli. Gerçi Mandela uluslararası Atatürk barış ödülünü reddettiği için (sahi bu ödül artık verilmiyor mu yoksa Mandela reddettikten sonra aman başka birisi daha red ederse biz ne yaparız diyerek mi kaldırıldı ?) devletlülerin katında makbul bir isim olmayabilir fakat Mandela’nın reddetme gerekçeleri üzerinde düşünülmeli bence. Hasılı velkelam İnvictus(Yenilmez) sıkılmadan rahatlıkla kendisini izleten, karakterlerin çokta öyle kişisel ve ruhsal dünyalarına girmese de hikayesini düzgün bir sinema diliyle anlatan özellikle şaşalı stadyum çekimleriyle dikkat çeken ve stadı dolduran figürasyonda ki onbinlerce insanı görünce hepsi reel mi yoksa efektle mi yaptılar diye de şahsen bizi düşündürten başarılı bir yapım olmuş. Tek eksiği Mandela’nın dini görüşlerindeki bulanıklık olmuş. Genelde hapse düşen bir insanın, hücresinde şiir okumanın yanı sıra dua etmesini de beklersiniz. Filmde bu tip göndermeler yok. Böyle bir beklentimizin sebebi Clint Eastwood’un son dönem filmlerinde açıktan göndermeler de bulunmaya başladığı din, tanrı, Hristiyanlık ve kader gibi konulara bu zamana kadar bigane kalmaması. Bu anlamda sadece kazandıkları maçın sonunda takım kaptanı Pieenar’ın isteğiyle yine takımda ki tek siyahi oyuncuya yaptırdıkları bir dua var. Hani tüm bu başarılarda Allah’ın da lütfunu, müdahalesini unutmuyoruz der gibi. Fakat nedense filmde bolca vurgulanan ve Mandela’nında çok sevdiğini belirttiği bir şiire tutunarak 26-27 yılını hapiste geçirdiği ve ümidini, hayallerini hep bu şiirin yardımıyla inşa’ ettiğini düşünmek pek mantıklı gelmedi bana. Yazının başlığında sorduğumuz gibi başbakanın izlemesinde fayda var. Çünkü Tayyip Erdoğan’da farklı bir alanda ayrımcılığa tabi tutulan insanların gayretleriyle başbakan oldu. Mağdur ve mağrurların seçim sonrası yaşadıkları psikolojilerini, sporun insanları birleştiren gücüne odaklanarak anlatan “İnvictus”(Yenilmez) sadece yönetenler değil yönetilenler açısından da ibretlik bir seyir.

İNVİCTUS şiiri için bkz.  http://www.facebook.com/home.php?#!/group.php?gid=212433498435&ref=ts

Güney Afrika’nın sembol isimlerinden İmam Abdullah Harun’la ilgili iki önemli kaynak;
1- http://www.dusuncegundem.com/content/view/540/202/
2- http://www.darulhikme.org.tr/?sf=haber&haberid=89&ktg=5

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

BAŞBAKAN ERDOĞAN İNVİCTUS (YENİLMEZ) FİLMİNİ NE ZAMAN İZLEYECEK?” için bir yorum

  • 05/02/2010 tarihinde, saat 16:39
    Permalink

    Türkiye daha 2012 filmindekigemilerde olduğu gibi gün ışığını görmedi.Çok aceleci bir çözümleme…Hayırlısı..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 3

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız