ASRIN EVLİYASI 3

-Film mi? Ne filmi..

-Evet, film çekecem dedi Hamid, ve “sen de oynicaksın”

 Beni derin bir sessizlik almadı tam tersine derin bir endişe kapladı. Neden bahsediyor bu.Film kim biz kim? Biz ancak oturur televizyon karşısında film izleriz.Hatta benim elime para verseler sinemaya bile gitmeyi beceremem.

-Tamamda şimdi bu nerden çıktı dicem ,Hamid filmden bahsettikçe heyecanlanıyordu.

-Oskarı alacaz oskarı sana söylim.Bana güven tamam mı?Bu hayatımızın fırsatı olabilir.

-Gerçek oyuncu bulsana .Biz nasıl yapalım?

-Bulamam

-Niye ?

-Para yok da ondan. Bütçeye göre davranacaz.

-Allah aşkına sen doğru mu söylüyosun.?

Hamid başını yana sallayarak hafifçe gülümsedi,durdu bana şöyle bir baktı,bende ` herhalde bana gülümseyecek bari bende onun gibi gevrek gevrek gülümsemeye hazırlanim’ derken ayağa fırladığı gibi birden bas bas bağırmaya başladı

-Robert koleji mezunları mı çekecek lan filmi! Alman şansolyelerinin kucağında yetişen adamlar mı sanatçı olur sadece! Bizim gibi Anadolunun gariban halkına yer yok mu?Beyoğlu piçuvik ,Asmalı Mescid !Fikret Adil!Baha Tevfik!Hıı?Sana soruyorum

Hamid’in son dediklerini anlayamadığım içim biraz şaşkınlıkla biraz da tereddüt içerisinde baktım.Bana küfür mü etmişti acaba? ‘Küfredemezsin bana ben evliya adamım yoksa çarpılırsın’ diye bağırarak lafa mı girseydim ? Yoksa yoksa…Ben bunları düşünürken Hamid birden parladığı gibi yine birden sakinleşip yerine oturdu.

-Sakin ol Hamidcim. Millet bize bakıyor.dedim.

-Baksın sığır gibi bakarlar bunlar.

-Doğru konuş lan sığır kim?

Kim bu diyecekken birden Hüsnü’yü gördüm, sırıtarak masaya geldi.

-Ne bağırıyon koçum.Allah Allah.

Başını hafifçe eğip bana çevirdi, bir alt tonda sakince sordu

-Çay söylediniz mi?

‘Allahın beleşcisi’ dedim içimden artık bu herifle dostluğumuz gün geçtikçe sırtımızda ağırlaşan bir yüke dönmeye başlamıştı.

-Yok söylemedik,daha biz de yeni geldik.

-Mesele neydi?,mevzu?

-Film çekecem sende yardım edecen.

-Sen?

-Evet ben!

-Tamam kızma Hamidim.Sen öl de ölelim.

-Ha şöyle hizaya gelin.Korkmayın, korkacak bi şey yok.Ben size tek tek anlatacam.İlk önce ekip.

Hamid anlatmaya başladı.Hüsnü ile beraber endişe içerisinde dinliyorduk.Dünyada benden en uzak olmasını istediğim adamla aynı cephenin içine itilivermiştik.Allah bilir ikimizde aynı şeyi düşünüyorduk.Bu maceraperestin çocukca hayallerinden nasıl kurtuluruz.Ben kızmayayım da kimler kızsın.Ne sorsak verecek bir cevabı vardı Hamid’in.Sanki önceden aylarca bunu kurgulamıştı.Konuşma bitince biz bu işten kurtulamicamızı anladık

BİR GÜN SONRA

Bir gün sonra çarşıdan ekmek alıp eve dönerken öğrendim.Duyan herkes gül gül ölüyordu. Kalb kalbe karşıymış ya Hüsnü’yü rezil eden bir olay yaşanmış.E tabi biz öğretmen arkadaşları olarak ağzımızı bozup saldıramıyoruz,seviyemiz müsaade etmediği için..Sadede gelelim bunun okulundan hademe arkadaşları radyodan istek yapmışlar.Kazak Abdalın bir deyişini Hüsnü’ye hediye etmişler. Münkir münafığın huyu,yıktı harab etti köyü diye bir deyişmiş..

Biz de bunu duyduktan sonra Hüsnü’yü görünce şeytanca bakıp imalı imalı gülümsüyorduk. Diyeceksiniz ki önemli bir olay mı bu. Hem de nasıl. Önemli değildi ama Hüsnü önemli yaptı bu olayı. Mahalli gazeteye bile haber olan bir kavga çıkarttı. Akrabalarını topladıktan sonra ilk önce radyoevini basmış sonrada bu işi yapan arkadaşlarıyla kavga etmiş.Olay karakola intikal etmiş falan filan…Sonra sulh,selamet. E yedi bela Hüsnü bu.Ne yedi belası be belanın on yedi türlüsü bu.Eski anılara gidipte canımı sıkmak istemiyorum.Bir defasında çocuk yaşlardaydık beni çok feci dövmüştü.Yumruklarıyla.Allahım ne acımasız bir pi..Dur be noluyor sana hani evliyalık nerde evliyalık ? Elinde ekmek çarpılırsın valla.Efendi efendi evine git. Kendi nefsini düşünmek, hep kendine yontmaktan mı geçiyor bu kutsal yol.Oh be insan rahatlıyor hakkaten ne güzel şeymiş bu evliyalık.Bir takvim yaprağının arkasında okumuştum.’Sadece nefsinle kavga et her gün başka birisiyle kavga etmekten kurtulursun’ diye.Ezan okunuyor.Öğleyi kıldım.Bunu da mı kılsam acaba.Dur bakalım Çarşı caminin tuvaletindeki adam orada durmuyorsa abdestimi tazelim.Yok,eve mi gitsem acaba? Paracı hergele.Tuvaletçiye diyorum.Estağfirullah.Napıyorsun oğlum sen? Daha şimdi tövbe ettin. Bi ihtiyarcağızın gıybetini mi yapacaksın.Adamcağız sabahtan akşama helayı bekliyor , aldığı paralarla da herhalde camiye katkı yapıyor.Neyse. Elde ekmekle de camiye gidilmez ki zaten. Şimdilik, sükût.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 8

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız