ANAMIN ACISI

Yıllar ne çabuk geçmişti. Tıpkı bir şimşek hızıyla, bir yastığa elli yıl baş koyduğunuz insanı zaman elinizden alıp bir daha da geri dönmemek üzere götürmüştü. Canınızdan, ciğerinizden çok saydığınız, sevdiğiniz insanlar birkaç gün yanınızda bulunmuş sonra eller gibi ya aydan aya ya da yıldan yıla kapınızı ya açıyor ya da açmıyorlardı.

Beş ayın üstüne bir günlüğüne halamın vefatı nedeniyle memlekete gitmiştim. Cenazenin defninde bulunup, taziyelerimi bildirip bir gece de memlekette kalıp ertesi gün geri dönecektim ama ne kabil geri dönmek anam pervane gibi etrafımda dönüyor, beni kuşatmıştı, geri dönmemem için bütün çabayı gösteriyordu.

Babam vefat edeli beş yıl olmuştu, iki erkek kardeşim memleket dışında, iki kız kardeşimde memlekette yaşıyorlardı. Büyüklerin tecrübesi, aklımızın öngörüsü ve de anamın ısrarı doğrultusunda babam sağ iken anamla yaşadıkları evlerinin bir iğnesine dahi dokunmayıp, evi öylece bırakmıştık, anam evinde rahat etsin, evinin düzeni bozulmasın düşüncesiyle. Anam gündüzleri evine gelsin, geceleri de kız kardeşlerimin evinde kalsın diye. Zira anamda çocukluğundan kalma bir ürperti, korku vardı, tek başına bir yerde kalamıyordu.

Yanında bizlerden birisi olduğunda evinde kalabiliyordu. Her vesileyle evinde kalabilmek için bizlerin yolunu bekler duruma gelmişti. Birisi gelse de evinin kapısını açıp evinde kalabilmek onun için en büyük arzuydu.

Çarşıda, pazarda bir sürü işim olmasına rağmen anam evinde beni zaptı rapt altına almıştı bile. Evini açmıştı, etrafımda fır dönüyordu, o gece evinde kalayım diye elinden ne geliyorsa yapıyordu. Ağzımı daha açmadan başlıyordu yalnızlığın, tek başına kalmanın dünyanın en büyük azabı olduğunu ifade etmeye. Açıkçası bende bu durumu fazla abartılı buluyor, için için anamın yaptığının aşırı olduğunu düşünmüyor değildim ama anam üzülür diye ifade etmekten çekiniyordum, güç bela kendimde biraz cesaret bulunca;

-E! Ana ne yapalım? Haydi, gidelim beraber duralım diyoruz gelmiyorsun, gelince üç gün dahi durmadan memlekete kaçıyorsun? Burada kız kardeşlerimle zor duruyorsun, evinde tek başına kalmak istemiyorsun, bizimde evimiz, barkımız çoluğumuz çocuğumuz var, işimizi, gücümüzü bırakıp senin başını mı bekleyelim? Deyince;

-Ah oğlum! Benim halime gelince anlarsınız, gerçi düşmanımı bile Allah bu duruma düşürmesin, yalnızlık Allah’a mahsus bir durum. Gerçi babanla çokta iyi geçindiğimiz söylenemezdi. Çocuktun belki hatırlarsın belki de hatırlamazsın rahmetli babanın çok çilesini çektim. Sinirli adamdı, çok dayağını yedim, bir erlik etmedi, uzun zaman zulmetti, sıkıntı yaşattı ama olsun yine de merhametli adamdı, o benim erimdi en mahrem durumları biz onunla paylaşırdık, dertleşirdik, elli yıl saçımızı süpürge ettik, sizleri bu güne getirdik, bir gün olsun babana of! Demedim, şimdi bana en ufak durumda bile off! Diyorlar.

-Aman ana! Sen inançlı insansın, yazı kader, hayatta herkesin sınavı farklı buda senin sınavın hem sonra bizler varız, torunların, komşuların, akrabaların var,

-Olsun yavrum! Bunlar babanın yerini dolduruyor mu? Akşam olunca evli evine, köylü köyüne,

-İyi de ana elden ne gelir ki!

-Ben de biliyorum yavrum elden bir şey gelmez sadece beni de anlayın, kınamayın, bu kadın niye evine koşup gidiyor, demeyin, siz yokken yalnız kaldığımda babanız gelecekmiş hissi hep yanımda oluyor, evi yalnız bırakırsam babanız gelirde beni bulamaz endişesi içimi kaplıyor, Ah yavrum! O his ve endişeyi hiç bir zaman yanımdan ayırmadım ki! Ayırsaydım babanla yarım asırlık evliliğimiz devam eder miydi?

-Anlıyorum anam, seni şimdi iyi anlıyorum.

-Hadi canım! Nerden anlayacaksın! Allah korusun ancak eşini kaybedince anlarsın. Bak oğlum! Bilirsin benim kulaklarım az işitiyor, sebebi de küçük yaşta menenjit hastalığına yakalanmam ve köy yerinde düzenli tedavi olmamamdı, ah yavrum! Keşke bir gözümde kör olsaydı da babanız yaşasaydı. Bu yalnızlığa mahkûm olmasaydım. Biliyorum ölüm O’nun emri! Ah yavrum! Yalnızlık ondan da beter imiş.

Tarık TORUN

ANAMIN ACISI” için bir yorum

  • 04/05/2016 tarihinde, saat 12:18
    Permalink

    Yazarı gerçekten kutlarım, kaybolan değerlerimizi ne güzel hikaye tekniğiyle dile getirmiş, ben diliyle içten ve samimi bir biçimde ayrıca siteye de maşallah çok güzel ve özgün yazılar bulunmaktadır. Başarınızın devamı ümidiyle.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 1

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız