Download Instagram Photos

AKLI MAAŞ-AKLI MAAD/BU DA HAKİKATE UYGUN

İnsan iki düzeyde vardır. Ama bu ikilemi zorunlu kılmaz.

İki düzey.. Ruh-beden, teori-pratik, ideal-gerçek gibi başlıklar atılabilir bir çırpıda. Hatta en somut ifadesi, sanal alemdeki varlık-dünyadaki varlıktır belki.

Tabii aslında bu ikilemleri vurgularken aslında vurguladığımız şey bilinçtir. Daha doğrusu bilinç düzeyi. Onun için bence en doğru ayrım aklı maaş, aklı maad olabilir.

Aklı maaş, hayatı zahir yönden devam ettirmekle ilgili bir akıldır.
Aklı maad ise Ahirete, öze dönük faaliyet gösteren akıl türüdür.

Peki kabaca belirttiğimiz bu iki düzeyde çelişki kaçınılmazken neden “ikilem zorunlu değildir” dedik. Elbette ki insan bilinç düzeyinde en doğruyu tesbit eder. Ya da onu arar. Ama hayat onu bambaşka yerlere sürükleyebilir. Şartlar vesaire çok hakimdir çünkü. Nefs denen bir belli belirsiz güç bir anda çıkıp her şeyi altüst edebilir. Duygular olur olmaz insanda belirleyici olabilmekte. Çevrenin etkisi, şu bu..

Lakin öyle bir bilinç düzeyi var ki, insanın bütün zafiyetlerini ve her şeyi bilen, her şeye hakim olan Allah’ın bilgisine dayalıdır. O da Tevhid’tir. Tevhid sana der ki, ne yapmış olursan ol Allah’a tövbe edebilirsin, etmelisin. Hatta Peygamberimiz şöyle demiştir.

“Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize günah işleyip peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.”

İşte böylelikle insan o zahir ikilemi de üst bilincin içinde çözeceği için ikileme düşmemiş olur.

İkinci olarak ise dünya hayatı ve ahiret ikilemi vardır Tevhid’te. O yüzden ille de bir şeyi başarmak değil, uğraşmasının karşılığını Allahın vereceği, her şeyin karşılığını Allah’ın vereceği bilinci esastır.  Aklı maaş dediğimiz alt bilinç, üst bilinci hayatın gerçekleri bunlar diyerek aşağılara çekip yok etmez, bozmaz.

İşte aklı maad dediğimiz bu bilinç düzeyi iman dediğimiz şeydir.

Aklı maaşa değil Allahın varlığına ve birliğine dayalıdır.

Tekrar ve tekrar belirtiyorum, bu üst bilinç düzeyi ne olursa olsun nihayetinde en belirleyici şeydir. Ve dünyaya dayalı değildir.  

Bütün bu vurguları neden yaptığıma gelince.. Bizler anneden babadan ya da çevreden Müslüman olduğumuz için üst bilincin aklı maaşa indirgenmesi tehlikesi mevcut. Ve bu hiç dile getirilmeyen bir şey adeta. Çünkü aklı maaşın da bazı getirileri var. Nefsi frenleyen tarafları var. Lakin dünya hayatı batılı yaşam öylesine egemen olmaya başladı ki habire aklı maaşın altını çizmek, aklı maadı güdük bırakmak bilmiyorum ne demek oluyor. Bu şekilde mi ikilem aşılacak.  

Öte yandan ise.. Sanal alemin etkisini çok arttırması sonucu aslında üst bilince dünya çapında bir fırsat doğdu. Çünkü sanal alemde direkt akla hitap etme şansı mevcut. Dünyadan ve aklı maaştan sıyrılma şansı fazla. Öte yandan ise bu sıyrılmanın nefsi tamamen ön plana çıkarması ve batıl ideallere heveslere kapılma tehlikesi de var tabii.  

Velhasıl herhalukarda aklı maaşı geri plana atmanın vakti gibi görülüyor. Aklı maadı öne çıkarmanın vakti. Amma velakin bunun pek böyle olmadığını hatta belli bazı “başarılar” sonucu herhalde tam tersinin olduğunu görmekteyim. Demek ki aklı maaştan aklı maaşla çıkılmıyormuş. Bu da hakikate uygun aslında.

“Ölmeden önce ölünüz hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.” Hz Muhammed (SAV)

Rafet KÜÇÜK

1973 İstanbul doğumlu. Tefsir ve dinler tarihi ile ilgili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 4

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız