AHMET ULUÇAY SİNEMASI ÜZERİNE

1994 yılında Ankara Uluslararası Film festivalinin ödül töreni canlı yayınlanıyordu. Bende töreni TV’den izliyordum. Töreni sunan Müjdat Gezen en iyi kısa filmi ödülünün ‘Koltuk Değneklerinden Kanat Yapmak’ adlı filme gittiğini anons etti. Sahneye ürkek, çekingen ve tedirgin birisi geldi. Sanki kaf dağının ardından bin bir türlü kavga sonucunda yorgun argın gelmişti. Kimdi bu sakallı adam? Ödülünü aldıktan sonra Müjdat Gezen’de bir parça takdirini belirtmek için ‘Arkadaşlar kendi kameralarını kendileri yapmışlar’ mealinde sözler sarfedince herkes gibi bende ister istemez merak etmiştim. İşte Türk sineması yeni bir yeteneğe o gün merhaba demişti. Bu isim Kütahya Tavşanlı Tepecik köyünde yazıp çizen ve filmlerini çeken hatta o dönemde bu yüzden adı köylü sinemacıya çıkan Ahmet Uluçay’dı.

Bu ilginç bir zaferdi. Çünkü o dönemde film üretmenin seçkinci ve belli bir elit kesimin tekelinde olduğunu düşünürseniz üstüne üstlük çokta pahalı bir iş olduğu halde köy meydanından çıkıp lüks bir sanat olan sinema alanında zafer kazanmak Keloğlan masallarından bile daha masalsı en hayalperest adamın bile düşleyemeyeceği kadar ulaşılamaz bir hayali gerçekleştiriyordu. O tarihte Fransız Kültür merkezinde filmiyle ilgili anısını şöyle anlatır;

https://youtu.be/PbQqs7VEA8A

Kendisi fakir sıradan birde kel olduğu halde saraydaki padişahın kızına talip olan Keloğlan misali sinemaya talip olur ve fethedilmesi gereken bu kaleyi tek uzun metraj filmiyle fethedecektir ‘Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’.
Uluçay masum bir bakış açısını temsil eden özellikle hayal dünyasıyla var olanın üstüne bir çok farklı şeyleri kendiliğinden ekleyen çocuk bakış açısına önem verir,ana karakterini çocuklardan oluşturur ‘Bir çocuk gözlerini bana ödünç verdi. Ben o çocuğun gözüyle bakıyorum şimdi’ der bir röportajında.
Peki Uluçay‘ın bahsettiği bu çocuk bakış açısı nedir ve ne işe yarar? Konunun daha iyi anlaşılması ve Uluçay sinemasının büyüklüğünü ispat etmek için 1999 yılında en iyi film başta olmak üzere en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi senaryo ve en iyi sinematografi dallarında Oscar ödülü alan Amerikan Güzeli,(American Beauty )filminden bir örnek vereceğim. Aslında bu zamana kadar Oskarda en iyi yabancı film dalında aday bile olamamış Türk sinemasının ne kadar büyük bir kayıp yaşadığının da ispatı olacak bu sekans.Ve Ahmet Uluçay’ın bahsettiği çocuk bakış açısının bir Holywood filminde nasıl yer bulduğunun ispatı.

https://youtu.be/e-u5Q_v8TaE

Ahmet Uluçay ‘Karpuz Kabuğundan Film Yapmak’ adlı senaryosuyla İstanbul piyasasını gezer ve uzun uğraşılar neticesinde istediği imkanı bularak filmi çeker. Makamı,parası imkanı olanın değil azmi,ısrarı ve istikrarla isteyenin, hayal edenin başarıya ulaşacağının ispatıdır bu. Nitekim film ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller alır.

23.Uluslararası film festivalinde ödülünü alınca “Bu filmi eşim Ayşe’ye adadım ve ödülü onun adına alıyorum. Sinema yapmak için onu buradaki birçok insanın tanımadığı bir yoksulluğun içine ittim. Büyük yönetmen O.” diyerek nelere katlan(ıl)dığını da kısaca özetler.

Beni en çok etkileyen yönlerinden biriside iddialı olması ve o iddiayı sinema elitizmine rağmen kazanmış olmasıdır. 26.SİYAD ödüllerinde en iyi film ödülünü kazanınca yaptığı şu konuşmayı TV’den canlı yayında izlemiştim. Tüm dünyaya meydan okuyan bu yürek hayalleri, idealleri olup yarı yoldan dönenlerin,dalga geçilip horlananların, başarısız olanların ortak türküsü olacak kadar imkansızı mümkün kılan bir zaferin notalarıydı:

“Arşimet kanunlarına göre karpuz kabuğundan yapılan gemi yüzmez. Biz film çekerken kimileri alaylı bir şekilde ‘Yürü koçum sen yaparsın, Titanic’i de yüzdürürsün’ dediler. Biz denedik, gördük ki karpuz kabuğundan yapılan gemi de yüzüyormuş. Şimdi siz söyleyin, Ahmet mi haklı, Arşimet mi?” .

30 Kasım 2009’da vefat eden bu değerli yönetmene Allah rahmet eylesin nur içinde yatsın.

(Ahmet Uluçay’la ilgili vefatından 1gün sonra yazdığım BOZKIRDA BİR YILDIZ KAYDI Ahmet ULUÇAY (1954 – …..) ‘la birlikte ‘BİR SİNEMACI ÖLMÜŞ DİYELER…’ başlıklı yazıyı da dileyen okuyabilir. O yazılarda Uluçay sinematografisine dair daha ayrıntılı tahliller var.)


ibrahimdemirkan hakkında

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.
Bu yazı Sinemacılar kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
= 5 + 0