15 TEMMUZ GECESİNİ BİRDE BENDEN DİNLEYİN

Evet 15 temmuzu birde benden dinleyin

Evimin kızılayda olmasından dolayı havadaki hareketlilik dikkatimi çekti ve bir korkuyla haber almaya çalışıyorduk askeri darbenin olduğu ilan edilince Reisin çağrısını beklemeden önce eşim daha sonra kızım ve ben çıktım önce Ak Parti İl binasının önüne gittim daha sonra Kızılay meydana indim yoldan geçerken bir kaç kişi(?) soka çıkma yasağı olduğunu eve gitmem gerektiği söylendi “benim sokağımı bana kim yasaklıyor bu çapulculara mı teslim edeceğiz ülkeyi”diyerek karşılık verdim kızılayda tanklar araçların üzerinden geçiyor önüne geçmeye çalıştığımız insanların üzerine dahi sürülüyor. Elimize geçirdiğimiz su şişeleri taşlarla tankları durdurmaya çalıştık. Eşime ve kızıma ulaşamadım bir süre sonra. Tankların peşine düşüp Genelkurmay ın önüne geçtiğinizde kalabalık artmıştı. Kızımı ve eşimi orada buldum. Biz orada gelen tankların önüne siper oluyor slogan atıyorduk. Tankın birinin anı bir manevrasıyla birkaç kişi alt geçide düşmüş orda ölmüştü.

Bizler Genelkurmay önünde bağırarak eylem yaparken Genelkurmay dan halkın üzerine ateş edilmeye başlandı. Helikopterler Genelkurmay ın bahçesine inerek asker sevkiyatı yapıyor çatışma sesleri ve halkın üzerine ateş ediliyordu. Bu arada arka arkaya meclis bombalanmaya başlandı. Halk bu göz karartmayla yapılan saldırılar karşısında bile geri adım atmadı. Eşim beni arayarak kızımla Emniyet Genel Müdürlüğüne doğru gelmemi söyledi. Kurşunlardan korunmak için yattığımız duvar dibinde kalkıp tam gidecekken yerden kalkıp havalanan helikopter den halkın üzerinetekrar ateş edilmeye başlandı. Biz tekrar duvar dibinde ve hurdaya çevrilmiş polis aracının oraya yattık. Olduğumuz yerdeki yaralanan ve ölüleri almaya gelen ambulanslara ateş edilmeye başlandı. Biz ambulansın önüne asılarak Jandarma komutanlığı önüne geldiğimizde hala ateş ediliyordu. Orada en az 20 ye yakın parçalanmış cesetleri gördüğümüzde kızım ve ben aklımı oynatacaktım. Bir taraftan ateş altında kaçarken üzerimize şehitlerimizin kanları ve etleri yapışmıştı.

Kendimizi Kızılaya attığımızda tam bir şok haliyle ağlayarak herkese çok ölü var diye bağırıyor evimin yolunu dahi bulamıyordum. Saat 5 gibi eve girdiğimde eşimin perişan bir şok halinde olduğunu gördüm üstü başı, ayakkabıları kan ve et parçasıydı. O tam helikopter saldırısının ortasında kalmış yanında birçok kişi parçalanarak şehit edilmiş. Hayatının en büyük kabusunu yaşayan kızım şoktan bir kaç gün çıkamadı. Sokağa dahi çıkartamadım. Oysaki orada o kadar dirayetli duruyordu. ki onunla gurur duymuştum.

Evet darbenin ilk gününü biz böyle yaşadık. Çıkardığım tek ders şu oldu asla MERHAMET etmeyeceğiz bize bunları yaşatanlara, destekleyenlere, gönül birliği olanlara. Sadece ADALET ile hükmedeceğiz.

Habibe ÖÇAL
Aktivist-Yazar
Memur Sen Kadın Kolları Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız