Download Instagram Photos

“ÖYLEYSE NEREYE GİDİYORSUNUZ?” (Tekvir Suresi. 26. ayet) İNTERNET (Yeni Bir İdeoloji Üzerine )

Almanya’daki rakamlara bakalım;

Günlük gazetelerin sayısı 351 Günlük tirajları; 25,3 milyon.
Dergi sayısı:2131. 3 ayda ulaşılan tiraj: 173 milyon
Kanal sayısı:145 . Günlük TV izleme ortalaması :207 dakika.
Online haneler: Yüzde 69 Günlük İnternet Kullanımı: 120 dakika.
Sosyal medyada(twitter,facebook ve Almanya merkezli VZ grubu gibi) kişisel profille dünyaya bağlananlar Alman nüfüsunun yüzde 29’u.

(kaynak:Magazin Deutschland.sayı:6/2009)

Bizdeki durum ise daha zayıf. Karşılaştırmaya bile gerek yok.

Fakat zaten kitap okumaktan değil dinlemek ve izlemekten haz eden bir millet olarak biz de bu kervanda yerimizi almaktayız. Denildiğine göre artık Türkiye’de her dört evden birisinde internet varmış.

İngiltere’de internete verilen reklam parası TV ve Gazetelere verileni geçmiş. Bizde rakamlar ne durumda bilmiyorum fakat kaderimizin aynı olduğunu söyleyebilirim.

Tarım döneminde evin reisi dedeydi. Uzun zamana ve tecrübelere ihtiyaç vardı.Sanayi devriminde evin reisi baba oldu. Dedelerin alışkanlıklarından ve bildikleri alandan farklı bir dünyada yaşamaya başlamışlardı insanlar.

Şimdi dijital çağda evin reisi çocuklar ve gençler oldu. Artık öyle bir konuma geldik ki bankamatikten para çekmeyi bilmeyen dedeler torunlarının elinden tutarak maaşlarını almaya gidiyorlar. Çocuklarının velisi olan anne ve babalar okul kayıtlarında evlatlarının gözlerine bakıyorlar. Babanın annenin bilemediği içinden çıkamadığı bilgisayar problemlerini çocukları çözüyor. Yani tabiri caizse umumi bir belva haline gelen internete göre donanmanın vakti geldi de geçiyor diyebiliriz.

Bu konuda İslami camianın hızlı ve tıpkı sosyal hayattaki gibi gayretli olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Türkiye’nin ilk internet gazetesi unvanı Zaman’a aittir. Tabii bu hız pragmatizm noktasında da soru işareti ayrıca. İki ucu keskin bir bıçak.  

Sonuçta asosyal tipleri yetiştirmeye aday bir ormandır internet ve bu yeni bir dilin, edebiyatın, sinemanın ve habercilik anlayışının da habercisidir. Zaten değişimlerden bahsediyoruz sitemizde. Next media örneğinde olduğu gibi.

187 yıllık mazisi olan Tercuman-i Ahval ismini bile internet ortamına taşıdığımıza göre kim kurtulabilir ki bu dalgadan. Ya boğulacaksın bu dalga karşısında ya da sörf yapacak. Galiba bunun için de sörf yapmaktan başka çaresi kalmadı insanlığın.

Üçüncü bir şık var mı? Elbette vardır ama her zaman fedakârlık ister. Artık hakikatin anlatılması paranın icazetine göre yapılmayacak fakat parasız pulsuz her halisane niyetin internet dünyasında ne kadar sağlam kalacağı da meçhul.

Çünkü orada da reklama ihtiyacınız var, kapitalizm orada da sistemini kuruyor sonuçta. Ya da diyelim ücretsiz bir alan adı ve yer aldınız. Din dersiyle alakalı ya da dini bir amaçla sitenizi ücretsiz bir alana kurdunuz. Ama bir de bakmışsınız ki size bu imkanı sağlayan firma müstehcen ve gayr-i İslami reklamlar da almaya başlamış. Olmuş bir şeyden bahsediyorum size maalesef. Ya da böyle bir forum var, görüşlerinizi paylaştığınız. Orada böyle bir şey.. Bu müstehcen reklam olayı öyle ki, bir şeyin ürünün değil müstehcenliğin öncelikle reklamı yapılıyor adeta. Öylesine yaygın. Kurtul kurtulabilirsen.  

İnternetin önemli bir özelliği herhangi bir haber bülteninin saatini beklemeden istediğiniz yerde dünyadan ve ülkenizden haberdar olabilmenizdir. İnsanlar evliya olmadı ama internet sayesinde artık tayy-ı zaman ve tayy-ı mekanı da başardılar. Ama bir yandan da o özgürlüğün içinde kaybolmak da çok olası.

Bilgi trafiği evet korkunç derecede zenginleşti buna paralel cehalette arttı. Bilginin değeri mevzusu.  

Çok kültürlü, bol küfürlü, acaip bir ortam. Neresinden baksanız ayrı bir tablo çıkıyor karşınıza.

Ama herhalde yakın bir zamanda hangi dine ve ideolojiye bağlı olursa olsun artık insanlar gününün önemli bir kısmını ibadethanesinde, kahvehanede ya da bir örgüt çatısı altında değil bilgisayar huzurunda geçirecek. Zaten hali hazırda insanların ruhi ihtiyaçlarını beslemekten uzak, dünyevi bir damarın hakimiyetinde hükmünü icra eden nefisperestlik televizyon ve sinemadan sonra internette de aynı oyunu oynamakta.

Evet, sadece müstehcenlik değil dini konularda samimi siteler ya da ideolojisi uğruna ciddi anlamda bir şeyler yapanlar var ve bunun maliyetinin sanal dünyada az olması, aracıların ortadan kalkması da hakikatin tebarüz etmesi açısından güzel bir gelişme. Örneğin yakın zamanda ortaya çıkan ve hala konuşulan KPSS skandalı Facebook’daki yazışmalardan sonra ortaya çıkmıştır. Bir kişiden diğerine dedikodu gibi yayılan dalga en sonunda bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Ama böyle ortada dolanan yalan dolan da çok ziyadesiyle.

Yine bir diğer olumlu örnek olarak, bir kişinin -bu anlamda toplantılara çağrılıp konuşturulmaktadır- tek başına başardığı pasaport ücretlerinin düşürülmesi işi de dikkate değer bir fenomendir. Maddi düzlemde bir şeyler yapılabiliyor peki ya manevi düzlemde? Örneğin bir şeyh müridlerini bu ortamda irşad edebilir mi mesela?

Bu gerçekten başka bir şey işte..

Hayır ve şer terazileri tartıldığında internetin pek de matah bir şey olmadığını söyleyebiliriz. Ama modernizmle karşılaştırıldığında postmodernizmin de bir aşama olduğu ortada.

ibrahimdemirkan

1972 Ankara doğumlu. Ankara İlahiyat mezunu. MEB'de öğretmen. EĞİTEK TV'de yapımcı ve yönetmen.

“ÖYLEYSE NEREYE GİDİYORSUNUZ?” (Tekvir Suresi. 26. ayet) İNTERNET (Yeni Bir İdeoloji Üzerine )” için bir yorum

  • 25/11/2010 tarihinde, saat 10:37
    Permalink

    Sizin internetde olup interneti eleştirmeniz meyhanede olup alkolün zararlarından bahsetmenize benziyor.Ama Allahı var yazı güzel gerçekten şu şeyh-mürid özellikle)))))

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

Facebook hesabımız Twitter Hesabımız